Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/21782 E. 2025/24962 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/21782
Karar No
2025/24962
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/891 E.,2020/1133 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/616 E., 2019/554 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3 ve 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, 1-Aşamalarda suçlamayı reddeden sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan mahkumiyetine esas alınan tanık beyanlarının belirleyici delil niteliğinde olması nedeniyle, tanıklar ... ve ...'nun duruşmada hazır edilerek ya da SEGBİS aracılığıyla dinlenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Temyiz kanun yolunda dosyaya gönderilen Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/3153 soruşturma sayılı dosya ekinde yer alan HTS analiz raporunun 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulması ve sanık hakkında düzenlenen ardışık arama raporu itibariyle; sanıkla birlikte ardışık aranan ve asker şahıs olduğu belirtilen ve mahkemece dinlenmeyen ...'ye ait ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilerek doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenilmelerinin sağlanması, sanık ve müdafiine soru sorma hakkı tanınması ve soruşturma aşamasındaki beyanları ile çelişki olması halinde çelişkinin giderilmesi lüzumu, 3-Ayrıntıları Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 esas, 2019/6838 sayılı kararında açıklandığı üzere; Bir asker şahsın; gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağından, bu delilin teyidi ve maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması açısından; Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde olay tarihinde astsubay olduğu ve bizzat kullanımında bulunan GSM hattının ankesör/ardışık/periyodik arama kayıtlarının bulunduğu anlaşılan sanığın GSM hattına ilişkin emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının, “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirtilmesi, ayrıca resmi kurumlar nezdinde araştırma yapılıp sanık adına kayıtlı olan başkaca GSM hattı bulunup bulunmadığı tespit edilerek bu hatlara ilişkin HTS kayıtlarının getirtilmesi, söz konusu hatlarla herhangi bir örgütsel iletişim ağına dahil olup olmadığının belirlenebilmesi için ilgili birimlere yazı yazılması, yine sanığın operasyonel ve/veya patates hat kullanıp kullanmadığına yönelik yetkili kurumlar nezdinde araştırma yapılması, ayrıca öğrencilik dönemini ve bütün görev yerlerini kapsayan HTS kayıtları getirtilerek üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadıkları, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, öğrencilik ve görev yaptığı yerler itibariyle hakkında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, yine sanıkla birlikte ardışık arandığı tespit edilen ve şahıslar var ise bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerekirse tanık olarak bizzat veya SEGBİS yoluyla dinlenmelerinin sağlanması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/21782, K. 2025/24962, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-21782-e-2025-24962-k-033c85481523