Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/21090 E. 2024/14008 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/21090
- Karar No
- 2024/14008
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/470 E., 2020/1264 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmedilen cezanın nev ve süresine göre yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2020 tarihli ve 2019/365 Esas, 2020/79 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2020/470 Esas, 2020/1264 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle: 1 Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine, 2. Savunma hakkının kısıtlandığına, 3. Hukuka aykırı deliller ile mahkûmiyet kararı verildiğine, 4. Yetersiz gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşıldığına, 5. Çalıştığı kurumların devlet denetimi altında olduğuna ve çalışma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, 6. Sendika üyeliğinin mahkûmiyet delili olamayacağına, 7. Tanığın kendi yorumu ve tahminiyle ifade verdiğine, 8. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 9. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, 10. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 Başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından hükümden sonra geldiği anlaşılan 108446 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak görünen şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, temyiz aşamasında gelen "Yazgülü M." beyanı ile birlikte Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/163340 soruşturma numaralı, 2020/76669 karar numaralı dosyası içerisindeki bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunarak tartışıldıktan ve hakkında beyanda bulunan şahısların tanık olarak usulüne uygun şekilde dinlenmelerinin sağlanmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yetersiz rapor ve belgelere dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2020/470 Esas, 2020/1264 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,31.10.2024 tarihinde karar verildi.