Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/20937 E. 2024/6116 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/20937
Karar No
2024/6116
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

SAYISI : 2019/721 E., 2020/211 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun hükmün esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09.04.2019 tarih, 2018/80 Esas ve 2019/161 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi, 13.02.2020 tarih 2019/721 Esas, 2020/211 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04/04/2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Hakkında, usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, 2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3. Cezada artırım sebebi bulunmadığına, 4. Lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, 5. Silahların eşitliği ilkesi uygulanmadığına ve adil yargılanma ilkesi ihlal edildiğine, 6. Yerel mahkeme tarafından, eksik tahkikat suretiyle sanığın mahkumiyetine karar verildiğine, 7.Sanığın gıyabında dinlenen tanık beyanlarına karşı beyanda bulunamaması sebebiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine 8.Etkin pişmanlıktan yararlanan tanıkların ifadelerine itibar edilmemesi gerektiğine, 9.FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiası yeterli ve somut gerekçelerle ispat edilemediğine, 10.Soruşturma ve kovuştura şartlarının gerçekleşmemesi nedeni ile durma kararı verilmesi gerektiğine, 11.Yetkesiz mahkemece yargılama yapıldığına, 12.Suç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine, 13. Verilen kararın gerekçesiz olduğuna, 14. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak; Anayasa'nın 138 inci maddesi birinci fıkrasının hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşditin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi, 13.02.2020 tarih 2019/721 Esas, 2020/211 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/20937, K. 2024/6116, T. 29.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-20937-e-2024-6116-k-44cbf8d2b03a