Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/1876 E. 2024/10676 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak, Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1876
- Karar No
- 2024/10676
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak, Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi, temyizin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama ve düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.03.2018 tarihli, 2017/282 Esas ve 2018/294 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine, silahlı terör örgütüne üye olmak ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarihli, 2019/1846 Esas ve 2021/342 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik olarak, katılan ... Hazinesi'nin resmi belgede sahtecilik suçundan istinaf başvurusunun reddine, katılan ... Başkanlığının resmi belgede sahtecilik suçundan ve sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üyelik ve dolandırıcılık suçlarından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından esastan ret kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir. 3.Bölge Adliye Mahkemesi'nce kesin olarak verilen dolandırıcılık suçundan mahkumiyete yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine mahkemenin 07.04.2021 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Bu temyiz ret kararı sanık müdafiince temyiz edilmiştir. 4.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.12.2021 tarihli onama ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A- Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle: 1-Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, 2-Suçların unsurlarının oluşmadığına, 3-Temyiz ret kararlarının kaldırılmasına, 4-Kararın bozulmasına, temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Resmi belgede sahtecilik suçundan, suçunun unsurları oluşmadığından bahisle sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, Sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmak ve zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1- Maliye Hazinesi vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf istemlerinin incelenmesinde: 5271 sayılı CMK'nin 260 ıncı maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından resmi belgede sahtecilik suçundan Maliye Hazinesi vekilinin istinaf istemleri yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nin 279/1-b maddesi uyarınca İstinaf başvurusunun reddine, 2- Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan ... vekilinin, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanık müdafinin istinaf istemlerinin incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, mahkumiyete konu edilen suçlar yönünden karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdir kılınarak, savunmaların inandırıcı gerekçelerle red edilmesine, beraate konu edilen suç yönünden ise hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafi ile ... vekilinin yerinde görülmeyen diğer istinaf istemlerinin reddine, Ancak; Hükmün 2 nci fıkrasının 2 nci paragrafında yer alan "3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5 inci maddesi gereğince" ibarelerinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince" ibarelerinin, Hükmün 2 nci fıkrasının 5 inci paragrafı ile 3 üncü fıkrasının 8 inci paragrafının hüküm yerinden tümüyle çıkartılarak yerlerine "24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin hak yoksunluğuna ilişkin 08.10.2015 gün ve 2014/140-2015/85 sayılı kararı gözetilerek TCK'nin 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına" ibarelerinin yazılıp eklenmesi suretiyle, CMK'nin 280/1-a ve d maddesi gereğince hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, Maliye Hazinesi vekilinin CMK'nin 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddi kararına karşı yedi gün içerisinde CMK'nin 267 ve devamı maddeleri uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi nezdinde itiraz kanun yolu açık olmak üzere, Resmi belgede sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık suçları ile ilgili istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karar yönünden CMK'nın 286/2-a, g maddesi gereğince kesin olmak üzere, Silahlı terör örgütüne üye olma suçu ile ilgili istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara karşı ise onbeş gün içerisinde CMK'nın 286 ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 09.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına uygun kabule göre; 1- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden verilen temyiz isteminin reddine dair hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi üzerine yapılan inceleme de; Dolandırıcılık suçundan verilen esastan ret kararının CMK 286/2-g maddesi uyarınca kesin olarak verildiği, sanık müdafiinin bu hükmü temyiz etmesine yasal imkan bulunmadığı anlaşılmakla bölge adliye mahkemesinin CMK'nın 296/1 inci maddesi uyarınca verdiği temyiz başvurusunun reddine dair 07.04.2021 tarihli ek karar usül ve yasaya uygun bulunmuştur. 2. Silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden verilen hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi üzerine yapılan inceleme de; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf.263-266, ... Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın 2010 yılındaki KPSS sınavında genel kültür testindeki sadece 1 soruda yanlışta birleştiğinin tespit edildiği ve iptal edilen eğitim bilimleri testinden 113 doğru cevabı bulunmasına karşın yenilenen sınavda 87 doğru cevabı bulunduğu nazara alındığında, soruların sanığa örgüt tarafından önceden verildiğine güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporunun tek başına silahlı terör örgütüne üyelik suçu yönünde yeterli ve kesin delil olarak kabul edilemeyeceğinden, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin başkaca herhangi bir delil elde edilemediğinden müsnet suçtan beraati yerine hukuki ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden verilen hükme karşı sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden: Gerekçe bölümünün 1 nolu bendinde açıklanan nedenlerle usül ve yasaya uygun Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ek kararının Tebliğname'ye uygun olarak oy birliği ile ONANMASINA. 2- Terör örgütüne üye olmak suçu yönünden verilen hükme karşı sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden: Gerekçe bölümünün 2 inci bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarihli, 2019/1846 Esas ve 2021/342 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.