Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/174 E. 2025/24744 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma (... İçin)

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/174
Karar No
2025/24744
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma (... İçin)

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4 E., 2019/248 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/5 E., 2018/69 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma (... için) Silahlı terör örgütüne yardım etme (... için) HÜKÜM : Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK' nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 314/3 ve 220/7 delaletiyle 314/2, 220/7-2.cümle; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 53... , maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince reddine, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü, işin esasına geçildi, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; 1. Temyiz kanun yolu aşamalarında dosyaya geldiği anlaşılan .. .. ..'nin ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, şahsın usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmesi sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması lüzumu, 2. BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi tasarruf mevduatı sigorta fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... .. Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın, örgüte müzahir ...'da hesap açıp, para yatırmak şeklindeki eylemlerinin, ilk hesap açılış tarihinden itibaren, örgüt liderinin talimatı öncesi ve bu talimat sonrasını da kapsayacak şekilde, ayrıca ...'nın TMSF'ye devir tarihi olan 29.05.2015 tarihi sonrası da dahil olmak üzere ... kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp, aldırılacak ayrıntılı rapor sonucuna göre, suç kastı da değerlendirilmek suretiyle, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda para yatırma, hesap açma işlemlerinin olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, II. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; 1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması durumunda, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanıkların örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ....'nin ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrası ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi, 2. İstinaf ve temyiz kanun yolu aşamalarında dosyaya geldiği anlaşılan .. ve ..'nin ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması lüzumu, 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... ID numaralı ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ... ID ve temyiz kanun yolu aşamasında gelen ... ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, sanığın ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında irtibatlı olduğu kişilerin HTS ve baz sinyal kayıtlarının getirtilerek sanık ile bahse konu kişilerin görüşme ve bir araya gelme durumlarının tespiti yönünden inceleme yapılması, gerekli görülmesi halinde bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 4. Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, 5. Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte sabıkası bulunmayan ve duruşma tutanaklarında hakkında olumsuz bir gözlem yer almayan sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/174, K. 2025/24744, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-174-e-2025-24744-k-3413f45d879b