Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/11925 E. 2024/12096 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11925
Karar No
2024/12096
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1347 E., 2020/309 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak TCK 314/2, TMK 5/1, TCK 221/4-2, 53/1,2,3, 58/9,62, 63 maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2019 tarihli ve 2019/176 Esas, 2019/124 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2019/1347 Esas, 2020/309 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının uyarınca kaldırılarak sanığın TCK 'nun 221 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci bendi kapsamında mahkumiyetine yönelik hüküm kurulmuştur. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii temyiz dilekçesinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Lehe delillerin toplanmadığına, -Dosyaya uymayan gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşıldığına, -TCK 221 maddesi gereği ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın lise yıllarında eğitim gördüğü dershane vesilesiyle örgütle tanıştığı, örgüt evlerinde barındığı, Tarık kod adıyla "Mezuncu" ve "Masterci" olarak adlandırılan görevleri yürüttüğü, örgüt evlerinde kalan öğrencileri Asker olmaları noktasında yönlendirdiği ve ByLock haberleşme ağına dahil olduğu aşağıda belirtilen delil ve gerekçelerle sabit görülen sanığın, rızasıyla dahil olduğu örgütle organik bağ kurduğu ve örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girdiği belirtilerek mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın ByLock tespit değerlendirme tutanağından münhasıran FETÖ/PDY terör örgütünün bir kısım mensuplarınca kullanılan ByLock isimli programı 532 (...) (..) 12 numaralı telefon üzerinden ... ID numarası ve 123455 kullanıcı adı ve "tarık" adı ile kullandığı, tanık beyanlarından örgüt içerisinde masterci (meslek yüksek okul mezunlarını astsubaylığa yönlendiren ) olarak asker mahrem yapılanması içerisinde mahrem imam olarak görev yaptığı ve Tarık kod adını kullandığı anlaşılan sanığın örgüt içerisindeki posizyonunun yöneticilik vasfında ve mahiyetinde olmadığı, silahlı terör örgütü üyeliği boyutunda kaldığı, bu sebeple İlk Derece Mahkemesince sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna yönelik kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, ancak hakkında temel ceza belirlenirken asker mahrem yapılanmasında görevli olup kod adı ve ByLock isimli haberleşme programını kullandığı anlaşılan sanığın eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğuna göre asgari hadden ayrılması yerinde ise de, TCK'nın 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza tayini yerine temel cezanın tayininde alt sınırdan az miktarda uzaklaşılarak temel cezanın 6 Yıl Hapis cezası olarak belirlenmesinde ve hakkında soruşturma başladıktan sonra kendiliğinden teslim olan, aşamalarda ve özellikle İlk Derece Mahkemesince hüküm verildikten sonra istinaf aşamasında gönderdiği dilekçe ve alınan beyanları ve yaptırılan teşhis işlemi ile örgüt hakkında, örgütte kaldığı süre ve bir kısım örgüt üyeleri hakkında kısmi bilgiler veren sanık hakkında , verdiği bilgiler göz önüne alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 maddesindeki indirim hükümlerinin uygulanması gerekirken uygulanmamasında isabet bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında diğer temyiz taleplerinin reddine, ancak; 31.05.2017 tarihinde kendiliğinden terörle mücadele şube müdürlüğüne gelerek etkin pişmanlık talebinde bulunan sanığın, aşamalarda verdiği ayrıntılı beyanlarında, örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgütteki konumu ile diğer örgüt mensupları hakkında faydalı bilgi verdiği anlaşılması karşısında, söz konusu olayda gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesinin gerektiği, örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunan, samimi şekilde pişmanlık duyan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-1 inci cümlesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2019/1347 Esas, 2020/309 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, bozma gerekçesi de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/11925, K. 2024/12096, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-11925-e-2024-12096-k-65a5551a135d