Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/1145 E. 2023/1702 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1145
- Karar No
- 2023/1702
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/223 E., 2019/1025 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2018/186 Esas, 2018/251 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.09.2019 tarihli ve 2019/223 Esas, 2019/1025 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; iltisaklı kurumda çalışan, dernek ve sendika üyeliği olan, HTS kayıtlarında hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunan kişilerle görüşmesi tespit edilen, talimat dönemi sonrası mudi sayısını artırmak için hesap açan sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu belirtilerek beraat kararı verilmesinin Kanuna aykırı bulunduğu gerekçesi ile kararın sanık aleyhine bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün, sinsi ve gizlilik esasına dayalı olarak ve kendi üyelerini deşifre edilmesi sonucu oluşacak muhtemel zararlardan korumak amacıyla, tıpkı sanığın durumunda olduğu gibi örgüte müzahir bir takım kuruluşlarının yönetimine etkisiz çoklukla bilgisiz ve yetersiz kişi ya da kişileri getirdiği bilinen bir gerçek olduğu, bu nedenle sanığın yukarıda anılan dernek ve sendikaya yönetici vasfıyla getirilmiş olmasından haberinin olmadığına yönelik yapmış olduğu savunmasına itibar edildiği, il genelinde iş bulmanın çok zor olduğu, vatandaşlarımızın buldukları işlerde çoğu zaman asgari ücretin çok altında bile çalıştıkları ve buldukları işleri kaybetmemek için özel çaba sarf ettikleri gerçekliği değerlendirildiğinde sanığın Lösemi hastası olan çocuğunun bulunması bunun yanı sıra vasıfsız olması nedenleriyle iş seçmek ya da bulduğu işi bir başkası ile değiştirmek gibi bir lüksünün olmadığı mahkemece değerlendirilmekle sanığın savunmalarına da itibar edilerek, sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği vicdani kanısı ile sanık hakkında CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ncı maddesi uyarınca da hakkında re'sen bir müdafii görevlendirilmeyen sanığın, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanması dikkate alındığında, CMK'nın 150 nci maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğu görülmekte ise de anılan yasanın 290 ıncı maddesi sarahatine göre sanığın yararına olan iş bu hukuk kuralına aykırılığın, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceği gözetilerek bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. b) Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 Esas-2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı kurumda temizlik işçisi olarak çalışan, aynı nitelikteki bankadaki hesabında herhangi bir bankacılık işlemi tespit edilemeyen sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olmak suretiyle müsned suçu işlediğine ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamamasına nazaran sanığın beraatine dair inceleme konusu hükümde, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası ile gerekçe içeriğine göre hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.09.2019 tarihli ve 2019/223 Esas, 2019/1025 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2023 tarihinde karar verildi.