Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/9887 E. 2023/3557 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9887
Karar No
2023/3557
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından, sanık müdafinin duruşma isteminin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince REDDİNE, I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2018/132 Esas, 2018/119 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi, uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/1529 Esas, 2018/1505 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.05.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. İddianamemin 5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesine uygun olarak düzenlenmediğine, 2. Mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesine uygun gerekçe içermediğine, 3. İlk Derece Mahkemesinin kanuna aykırı olarak teşekkül ettiğine, 4. Tevsii tahkikat taleplerinin reddedilerek eksik araştırma ile karar verildiğine, 5. Suç sayılmayan eylemlerin atılı suçun gerekçesi yapıldığına, 6. Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alındığına, 7. Gerekçeli kararda değerlendirilmeyen ve tartışılmayan delillerin teşdit gerekçesi yapıldığına, 8. Kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda dinlenilmeyen tanık S.B.’nin soruşturma aşamasındaki muğlak, belirsiz ve çelişkili beyanlarının ve tanık S.B.’ye ait olmayan beyanların hükme esas alındığına, 9. Tanık beyanlarındaki çelişkilerin giderilmediğine, 10. Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sübut bulmadığına, 11. Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin yok sayıldığına, 12. ByLock delilinin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine ve delil olamayacağına, 13. Dosyada sanığın ByLock programını kullandığına dair USER-ID ve şifre elemanlarını içerir ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına, bu nedenle de sanığın ByLock programını kullandığının ispat edilemediğine, 14. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İddia, savunma, tanık beyanları, tutanaklar, raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, Yargıtay kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olarak kabul edilen ByLock programını kullandığının, dosyada bulunan tutanaklar ve C-NAT kayıtlarına göre tespit edilmiş olması; sanığın örgütün finans kaynağı Bank Asyaya talimatla para yatırdığı yönündeki tespitler; sanığın örgütsel toplantılara katıldığı, örgütün yöneticisi konumundaki il imamının sekreterliğini yapğtığı ve kod adı kullandığı yönündeki tanık beyanları; sanığın örgütün mahrem yapılanması içerisinde "Mahmut" kod adı ile polislerden sorumlu örgüt mensubu olduğuna dair mahrem kart bilgileri; -tek başına örgüt üyeliği için delil teşkil etmese de- sanığın örgütle irtibatlı olduğu gerekçesiyle kapatılan işyerlerinde çalışma kaydının bulunması, örgüt suçundan hakkında soruşturma yürütülen bir şahısla yoğun telefon görüşme kaydının bulunması ve örgüt mensuplarının ideolojik eğitim gördüğü iddia olunan otelde konaklama kaydının bulunması hususları dikkate alındığında; -sanığın örgüt üyesi olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmeyerek- FETÖ/PDYsilahlı terör örgütü mensubu olduğu, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve örgüt içerisinde aktif olarak faaliyet yürüttüğü, bu şekilde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu sabit olmakla, örgüt içindeki konumu, örgüt faaliyetlerine aktif olarak katılmış olması ve örgütün mahrem yapılanması içerisinde polis memurlarından sorumlu olduğu hususları dikkate alınarak, sanık hakkında TCK'nın 314/2 maddesine göre ceza tayin edilirken takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi suretiyle mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanığın kullandığı telefon hattında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizliliği sağlamak için kullandığı “ByLock” adlı programın yüklü olduğu iddia edilmesine rağmen bu delil ayrıntılı şekilde araştırılmamış ise de; karar yerinde, tartışılan diğer delillerin yüklenen suçun sübutu için yeterli olması nedeniyle bu husus eksiklik olarak değerlendirilmemesine yönelik tespit dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Oluş iddia, tanık anlatımları, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; örgütle iltisaklı kurumda çalışan, tanık anlatımlarına göre örgütsel toplantılara katılan, örgütün yöneticisi konumundaki il imamının sekreterliğini yapan ve kod adı kullanan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen örgütün Emniyet teşkilatı içerisindeki mahrem imamlar yapılanması ile ilgili soruşturma kapsamında elde edilen CD kart bilgilerine göre örgütün mahrem yapılanması içerisinde "Mahmut" kod adı ile polislerden sorumlu örgüt mensubu olduğu anlaşılan, örgüt liderinin talimatlarıyla uyumlu olacak şekilde Bank Asyaya para yatıran sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. B. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi, Dışında sanık müdafiiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/1529 Esas, 2018/1505 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi gereği hükmün ikinci fıkrasındaki "3713 sayılı yasanın 5. maddesi" ibaresinin çıkarılarak yerine "3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası" ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/9887, K. 2023/3557, T. 30.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-9887-e-2023-3557-k-7bfc03e0ec28