Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/7679 E. 2024/10387 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7679
Karar No
2024/10387
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanıklar ...ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilerek, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2017 tarihli, 2017/56 Esas, 2017/324 sayılı kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 58 inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.10.2018 tarihli, 2018/1450 Esas, 2018/1846 sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç adının gösterilmemesi ile suç tarihlerinin yanlış yazılmasının mahallinde düzeltilebilir eksiklik ve yazım hatası olduğu belirlenerek sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile ile sanık ...'nın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.05.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.ByLock'un istihbarı nitelikte olduğuna ve mahkumiyete esas alınamayacağına, 2.ByLock verilerinin çelişkili olduğuna, sanığın gizliliği sağlamak ve örgütsel saikle ByLock kullandığına ilişkin tespit bulunmadığına, 3.Sanığın örgüt hiyerarşisi içinde bulunduğuna ilişkin delil bulunmadığına, 4.Başta manevi unsur olmak üzere atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, 5.Sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 6. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 7. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. B. Sanık ... ve müdafii: Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.ByLock'un istihbarı nitelikte olduğuna ve mahkumiyete esas alınamayacağına, 2.Sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun teknik verilerle ispatlanamadığına, ByLock içeriklerinin tespit edilemediğine, 3.Sanığın örgüt hiyerarşisi içinde bulunduğuna ilişkin delil bulunmadığına, 4.Atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. C. Sanık ... müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın atılı suçu işlediğine dair kanunun aradığı şartların oluşmadığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2.Sanık savunmalarına neden itibar edilmediğinin gerekçede açıklanmadığına, 3.ByLock delilinin tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığına ve bu delilin istihbarı nitelikte olduğuna, ByLock verilerinin çelişkili olduğuna, 4.Başta manevi unsur olmak üzere atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. D.Sanık ... müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonra sanığın herhangi bir eylemi bulunmadığına, 2.Kanunsuz suç ve ceza olmak ilkesine aykırı olarak karar verildiğine, 3.Sanığın eylemlerinin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermediğine, 4.İşlendiği zaman yürürlükteki kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceğine, 5.Sanığın gizliliği sağlamak ve örgütsel saikle ByLock kullandığına ilişkin tespit bulunmadığına, 6.Örgütsel saikle... hesabında işlem yapmadığına, 7.Başta manevi unsur olmak üzere atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 8.Eksik inceleme ile karar verildiğine, 9. Mevcut dosya Yargıtay'da inceleme aşamasında iken sanık hakkında silahlı terör örgütü yöneticiliğinden yeni bir soruşturma başlatıldığına, sanığın bu soruşturma kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini beyan ederek kendisi ve diğer örgüt üyeleri hakkında ayrıntılı beyanlarda bulunduğuna, bu sebeple hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 10. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. E.Sanık ... ve müdafii: Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın atılı suçu işlediğine dair kanunun aradığı şartların oluşmadığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2.Sanık savunmalarına neden itibar edilmediğinin gerekçede açıklanmadığına, 3.ByLock delilinin tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığına ve bu delilin istihbarı nitelikte olduğuna, 4.ByLock verilerinin çelişkili olduğuna, 5.Başta manevi unsur olmak üzere atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına 6. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. F.Sanık ... Müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun teknik verilerle ispatlanamadığına, ByLock içeriklerinin tespit edilemediğine, varsayıma dayalı olarak mahkumiyet kararı verildiğine, 2.Sanığın örgüt hiyerarşisi içinde bulunduğuna ilişkin delil bulunmadığına, başta manevi unsur olmak üzere atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, 3.İşlendiği zaman yürürlükteki kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceğine, 4.Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. G.Sanık ... müdafii: Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.ByLock delilinin tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığına, ByLock yazışma içeriklerinin tespit edilemediğine, bu programı örgütsel amaçla kullandığına ilişkin delil bulunmadığına, 2.Sanığın örgüt hiyerarşisi içinde bulunduğuna ilişkin delil bulunmadığına, 3.Başta manevi unsur olmak üzere atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, 4.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. H.Sanık ... ve müdafii: Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın eylemlerinin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içeren eylemi olduğuna ve iradesini örgüte teslim ettiğine ilişkin delil bulunmadığına, 2.ByLock delilinin tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığına ve bu delilin istihbarı nitelikte olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, 3.Sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun teknik verilerle ispatlanamadığına, ByLock içeriklerinin tespit edilemediğine, 4.Sanık hakkında İP bilgisinin bulunmadığına, 5.ByLock tespitinin ...isimli şahsa ilişkin olduğuna, bu yanlışlığın sonradan fark edilerek tespit değerlendirme raporunun bu şahsa ilişkin dosyaya gönderildiğine, 6.Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 7. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, suç adı ve tarihleri yönünden yapılan eleştiri dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanık ... hakkında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ... ile sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir, ancak; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 1. Temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi, 2. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanıklar hakkında sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı bulunmuştur. B.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede; 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilerek, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıklar hakkında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ilgili birimlerden istenilmesi, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanıklar hakkında beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm bu delillerin ilk derece yargılaması sonrasında sanıklar ... ve ... yönünden dosyaya gelen ... ... ve ...'a ait ifade ve teşhis tutanakları ile birlikte 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden sonra sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi, 2.Kabul ve uygulamaya göre de; a.Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi, b.Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanıklar hakkında sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı bulunmuştur. C.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede; 1.Tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; sanık müdafiinin temyiz aşamasında sunduğu 23.06.2020 tarihli dilekçesinde sanığın aynı suçtan yürütülen başka bir soruşturmada etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini beyan ederek kendisi ve diğer örgüt üyeleri hakkında samimi ifade verdiğini bildirmesi ve temyiz aşamasında dosyaya gelen sanığın 17.01.2020 tarihli kolluk ifadesinde örgütle irtibatına ilişkin bilgiler vermesi nazara alındığında, gerekirse yeniden ifadesi alınmak suretiyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, 2.Kabul ve uygulamaya göre de; a.Sanık hakkında kurulan hükümde temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi, b.Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, D.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede; 1.ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanık hakkında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ilgili birimlerden istenilmesi, temyiz aşamasında dosyaya gelen ...'a ait ifade tutanağı ve sanığın mahrem imamlarla HTS kaydı bulunduğuna ilişkin rapor ile birlikte 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunması, sonrasında tüm bu deliller kasamında sanığın yeniden ifadesi alınıp hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, 2.Kabul ve uygulamaya göre de; a.Sanık hakkında kurulan hükümde temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi, b.Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A.Sanıklar ..., ve ... yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.10.2018 tarihli, 2018/1450 Esas, 2018/1846 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 303 maddesi gereğince sanıklar hakkındaki hükümlerin; ikinci bentlerinden “3713 sayılı Yasanın 5. maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi” ibaresinin eklenmesi ve dördüncü bentlerinden "58/7 nci ve” ibaresinin çıkartılması suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden; Gerekçe bölümünde (B, C ve D) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.10.2018 tarihli, 2018/1450 Esas, 2018/1846 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/7679, K. 2024/10387, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-7679-e-2024-10387-k-d98e49bb3915