Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/5564 E. 2024/13244 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5564
- Karar No
- 2024/13244
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2020/730 E., 2020/955 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2022 tarihli ve 2016/431 Esas, 2020/33 sayılı Kararı SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık (Sanık ...) Silahlı terör örgütüne üye olma (Tüm sanıklar) HÜKÜM :1-)Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan yapılan yargılama neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, (Sanık ... yönünden) 2-)TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, (Tüm sanıklar yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE, Sanık ... yönünden; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 22.10.2020 tarih, 2020/730 Esas ve 2020/955 sayılı Kararı ile kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden katılan vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, ancak silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden katılan vekilinin istinaf talebinin değerlendirilmediği anlaşılmış ise de katılan ... Bakanlığının suçtan zarar görmemesi sebebiyle katılan olarak kabulünün mümkün olmadığı cihetle bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır. 1-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, dosyada mevcut ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında kullanıcı bilgileri dışında herhangi bir veri bulunmayan ve savunmalarında ByLock kullanıcısı olmadıklarını bildiren sanıklar ..., ..., ... ve ...'un savunmalarının denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında yazılı ID’yi ekleyen ve eklenen olarak görünen hesaplara ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının olup olmadığı, bu şahısların kimliklerinin tespit edilip edilmediği, haklarında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanıklar ile ilgili aşama beyanları getirtilip CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerine okunarak ve gerektiğinde bu şahısların duruşmada usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2-)Sanıklar ... ve ... hakkında dosya arasında bulunan tanık beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici delil niteliğinde olması nazara alındığında; şahısların mahkeme huzurunda ya da CMK’nın 180/5 inci maddesi gereğince SEGBİS ile hazır edilerek beyanlarının bizzat mahkeme tarafından alınması, sanık ... müdafine soru sorma hakkı tanındıktan ve soruşturma aşamasındaki beyanları ile çelişki olması halinde çelişkinin giderilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma sonucunda hüküm kurulması, 3-)UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında herhangi bir beyan bulunup bulunmadığı tespit edilip var ise bu beyanlarla birlikte CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerine okunarak ve gerektiğinde bu şahısların duruşmada usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.