Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6168 E. 2024/5738 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6168
Karar No
2024/5738
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1223 - 2018/2253 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Bozma

Katılanlar ..., ... ve ...'ın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan ... vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53, 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin reddi ve hükmün bozulması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteği; atılı suçu işlediği sabit olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi gerektiğine,

Katılan ... vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile sanık hakkında beraat hükmü tesis edildiğine,

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediği sabit olmasına rağmen beraatine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Olay günü Nazilli İlçe Jandarma Komutanlığına yapılan ihbarda, Bozdoğan ilçesi, ... Köyü'nde petrol istasyonu bulunan ... isimli şahsın tarihi eser sakladığının bildirilmesi üzerine yapılan araştırma sonunda, temyiz dışı sanıklar ... ve ...'a ait ikametgahın yanında bulunan, tanık ...'na ait evin bahçesinde 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğu tespit edilen tarihi eserin ele geçirildiği, 01.07.2013 tarihinde Nazili ... Köyü'nde yapılan kazı sırasında meydana gelen patlamada ...'ın hayatını kaybettiği, sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında, ölen ... ile temyiz dışı sanık ...'ı tanıştırdığını, Şahin'e ait yerde altı gün çalışarak kuyu kazdıklarını, komşularının bahçesinde bulunan tarihi eser ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, temyiz dışı sanık ...'ın da savunmasında, atılı suçlamayla bir ilgisinin bulunmadığını ve diğer sanıkları tanımadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanık ...'ın, temyiz dışı sanık ... ve olay sırasında ölen ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek yaptıkları izinsiz kazı sırasında buldukları kültür varlığını anne ve babasıyla birlikte ikamet ettiği evin komşuluğunda bulunan tanık ...'na ait bahçeye saklamak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın münferit suçtan mahkûmiyeti için yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin bir delilin bulunmadığı kanaatine varılarak ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında beraat hükmü tesis edilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR 1. Katılanlar ..., ... ve ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulu'nun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599-190, 28.03.2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; katılanlar ..., ... ve ...'ın, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yapılan yargılamaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,

2. Katılan ... Vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesinde açıklanan “kültür varlığı ticaretine aykırı hareket etme” suçunun maddi unsurları olan, bildirimi yapılmamış olan kültür ve tabiat varlıklarının “satışa arz edilmesi”, “satılması”, “verilmesi”, “satın alınması” veya “kabul edilmesi” eylemlerinin hiçbirinin somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6168, K. 2024/5738, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-6168-e-2024-5738-k-b0f930edfb6c