Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/3095 E. 2024/5743 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3095
- Karar No
- 2024/5743
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/316 - 2017/1547 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açıklanarak, 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Olay günü saat 15.30 sıralarında Sahilyenice Köyü çıkışında izinsiz kazı yapıldığı ihbarının alınması üzerine kolluk kuvvetlerinin ihbara konu mevkiye gittikleri, yapılan incelemede daha önceden kazıldığı değerlendirilen bir bölgenin tespit edildiği, kazı malzemeleri ile birlikte 5 adet sigara izmaritinin ele geçirildiği, kazının 2-3 metre derinliğinde olduğunun belirlendiği, kazı yapılan bölgeye ulaşan yol üzerinde park edilmiş vaziyette bir aracın fark edilmesi üzerine aracın kazı yapan şahıslara ait olabileceği kanaatine varılarak 3 saate yakın bir süre araç civarında beklenildiği, aracın yanına kimsenin gelmemesi üzerine köye gidildiği, olay yerinde herhangi bir şahsın yakalanamadığı, saat 19.30 sıralarında tekrar aracın olduğu yere gidildiğinde araçta sanık ... ile birlikte temyiz dışı 3 sanığın daha olduğunun görüldüğü, sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmeyerek olay günü temyiz dışı sanıklarla birlikte gezdiklerini, kesinlikle kazı yapmadıklarını beyan ettiği, dosya kapsamında mevcut 25.01.2011 tarihli raporda, sigara izmaritlerinden elde edilen DNA profilleri ile sanık ...'ın DNA profillerinin uyumsuz olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanıkların olay yerine yakın mesafede yol kenarında park halinde bir araç içerisinde görülmeleri, sanıklardan hazırlık soruşturmasında alınan tükürük örneği ile olay yerinde bulunan sigara izmaritlerine ilişkin olarak alınan kriminal laboratuvar içeriğine göre sigara izmaritleri üzerindeki DNA profillerinin dosyadaki diğer sanıklar ... ve ...'ın DNA profilleriyle aynı olduğunun tespitine ilişkin rapor içeriğine göre, sanık ...'ın dosyadaki diğer sanıklar ile birlikte izinsiz kazı yapmak suçunu işlediği kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, kazı yapılan yerin Bandırma Müze Müdürlürlüğü'nün 07.03.2011 tarihli yazı içeriğine göre 2863 sayılı Kanun gereğince korunması gereken yerlerden olmadığı gibi tutanak içeriğine göre sanıkların hiç birinin olay yerinde tespit edilmediği, olay yerinin orman içi, herkesin gelip geçebileceği yer olup, olay yerinde diğer iki sanığa ait sigara izmaritlerinin bulunmasının sanık ...'in suçu işlediğine dair kesin kanıt olamayacağı, sanığın münferit suçtan mahkûmiyeti için yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin bir delilin bulunmadığı kanaatine varılarak ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında beraat hükmü tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.