Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/3546 E. 2025/19671 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3546
- Karar No
- 2025/19671
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/111 E.-2016/57 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propagandası yapma 23.12.2012, 17.01.2012, 24.08.2012 HÜKÜM :Sanıklar ... ve ... hakkında; silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63,Terör örgütü propagandası yapma suçu yönünden; 3713 sayılı Kanun'un 7/2, 7/2-2, TCK'nın 43/2, 62, 53, 58/9, 63, maddeleri gereği verilen mahkumiyet, Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713sayılı Kanun’un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63, Sanıkar ... ve ... hakkında; Silahlı terör örgütüne üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçları yönünden; CMK'nın 223/2-e maddesi gereği verilen beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzelterek onama
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler, gerekçe içeriği ile sanıklar ... ve ... vekilinin temyiz talebinin vekalet ücretine yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede; 1)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiileri ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA, 2) Sanıklar.... ve ... hakkında sanıklar müdafiinin vekalet ücretine yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesinde; 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 164 ve 168. maddeleri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanıklar yararına ücret-i vekalete hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle bozulmasına, ancak; Bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Sanıklar ... ve ...'nın davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakla hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak 3.600,00 TL maktu vekâlet ücretinin hazineden alınarak adı geçen sanıklara verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3) Sanıklar ..., ... hakkında verilen terör örgütü propagandası yapma suçuna yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddine, ancak; Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Adana 2.Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.