Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/3412 E. 2023/2341 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3412
- Karar No
- 2023/2341
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2017 Tarihli ve 2017/174 Esas, 2017/105 sayılı Kararı ile Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.09.2017 Tarihli ve 2017/2145 Esas, 2017/2143 sayılı Kararı ile Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 14.03.2019 Tarihli ve 2018/973 Esas, 2019/1735 sayılı Kararı ile Sanık hakkında beyanları bulunan şahısların ifade tutanaklarının dosyaya getirtilip tanık olarak dinlenilmelerinden sonra sanığın örgüteki konumunun tespit edilerek hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması sırasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmemesi nedenleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2019/111 Esas, 2020/85 sayılı Kararı ile Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. E. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.09.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle; 1.Sanığın eşi hakkında benzer suçtan işlem başlatılmasının sanık aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceğine, 2.Tanıkların kolluk beyanlarının hukuka uygun şekilde alınmadığına, 3.Lehe deliller olarak sanığın ByLock kaydının bulunmamasının ve 17/25 Aralık süreci sonrası toplantılara katılmasının dikkate alınmadığına, 4.Bankasya hesapları yönünden bilirkişi incelemesi yapılmadığına, 5.İsnatların sempati düzeyini aşmadığına, 6.Aksi kanaatte hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine, 7.Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve 8.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın örgüt liderinin talimatı üzerine ... Katılım Bankası A.Ş.'de örgüte yardım kastıyla hesap arttırımı yaptığı, örgütle iltisaklı sendika ve derneklerde üyelik kaydının ve görevinin bulunduğu, tanık beyanlarına göre mütevelli toplantıları organize ettiği ve anlatıcı olarak yer aldığı, örgütle iltisakı nedeniyle kamudan ihraç edildiği, eşi hakkında benzer suçtan adli işlem bulunduğu, bu şekilde üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Disiplin sicil dosyası temin edilerek sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan beyan ya da belge olduğu tespit edilmeden, soyut olarak daha önce çalıştığı kamu kurumundan KHK ile ihraç edilmesinin ve ayrıca sanığın eşi hakkında benzer suçtan adli işlem başlatılmış olmasının ''suç ve cezaların şahsiliği ilkesi'' gereğince müsnet suç yönünden sanık aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; Örgütün mütevelli gruplarında yer alan ve toplantılarda sohbet hocalığı yapan, örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonra da bu toplantılara devam eden, örgüt liderinin talimatlarından sonra örgütle iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'ye altın yatıran ve katılım hesabı açan, örgütle iltisaklı sendika üyesi olan, ayrıca örgütle iltisaklı derneklere üyelik kaydı bulunan ve dernek başkanı olarak faaliyet gösteren sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiklerinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler de yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle .... Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2020 tarihli ve 2019/111 Esas, 2020/85 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca.... Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...