Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/19639 E. 2023/2396 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19639
- Karar No
- 2023/2396
- Karar Tarihi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE, I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2018/21 Esas, 2018/72 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2018/1024 Esas, 2019/322 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığına, Bank Asyanın mevzuata uygun olarak kurulan bir banka olması sebebiyle bu bankaya para yatırılması hususunun suçun unsurları arasında kabul edilemeyeceğine, örgüte müzahir eğitim kurumunda çalışmasının Anayasa'da düzenlenen çalışma hürriyeti kapsamında kalacağına, sanığın rızası dışında sendika üyesi yapıldığına, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin mevzuata aykırı bir şekilde sanık lehine uygulanmadığına ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkememizce alınan ara kararı gereğince sanığın kullandığı cep telefonlarının telefon numaraları ve IMEI numaraları belirtilerek bu numaralar üzerinden ByLock uygulamasına ait tespit edilen IP adreslerine kaç kere bağlandıklarının tespiti için Bilgi Teknolojileri Kurumu Başkanlığına yazılan yazıya verilen cevabi yazıda; Sanık ...'ın KOM Daire Başkanlığı Havuz Sorgu sisteminde yapılan sorgulamasında 5546972501 GSM numaralı ve 35371905117025, 35605703423481, 35535705380214 IMEI numaralı Telefon hatları ile ilk defa 31.12.2014 tarihinde olmak üzere ByLock kullanıcısının olduğunun tespit edildiği, yine sanığın kendi adına Bank Asyada 20.08.2007 Tarihinde Hesap Açtırdığı, 2013 Yılı Aralık ayında hesabında 0,14 TL; 2014 Ocak ayında 23985,1 TL; 2014 Şubat ayında 14067,65 TL; 2014 Mart ayında 13950,22 TL; 2014 Nisan ayında 14066,61 TL; 2014 Mayıs ayında 14072,9 TL; 2014 Haziran ayında 12541,99 TL;2014 Temmuz ayında 5616 TL; 2014 Ağustos ayında 4769,78 TL; 2014 Eylül ayında 10066,79 TL;2014 Ekim ayında 8614,09 TL, 2014 Kasım Ayı 7771,67 TL; 2014 Aralık ayı 7828,44 TL; 2015 yılı Mart ayı 8460,98 TL; 2015 Yılı Haziran Ayı 27795,81 TL; 2015 Yılı Eylül 3260,83TL; 2015 Aralık ayı 8807,19 TL; 2016 Yılı Temmuz ayı 13324,59 TL'nin bulunduğu tespit edildiği ve bu şekilde şüphelinin 2013 yılı aralık ayından sonra hesabında para hareketleri ve hesap artışlarının tespit edildiği, örgütün Bankasya hesaplarına dair çağrısı gözetildiğinde aleyhine delil teşkil ettiği, ayrıca FETÖ/PDY ile irtibatlı Pak Eğitim İş Sendikasına üye olduğu ve Saadet Eğitim Öğretim A.Ş. isimli firmalarda çalışmasının da örgütsel irtibatlarına dair yan delil niteliğinde olduğu, kabul edilmiştir. Bu kapsamda; Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ağ özelliğini bilerek (kasten), sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde kullandığı anlaşılmıştır. ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olan ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olması, FETÖ-PDY ile irtibatlı şirkette çalışması ve sendika üyesi olması sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunup örgüt üyesi olduğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 314/2 nci maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiş, ceza tayin edilirken sanığın kastın yoğunluğu, suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Sanığa verilen ceza da 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca artırıma gidilmiş, sanığın soruşturma aşamasında ByLock programını kullandığına ilişkin ikrarı bulunmasına rağmen duruşmada alınan beyanında ilgili programı kullanmadığını beyan etmesi suçtan kurtulmaya yönelik değerlendirilmiş, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle pişmanlık göstermediğinden sanık hakkında TCK'nın 62 nci maddesi uygulanmadığı belirtilerek sanığın mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle temyiz davasının esastan reddine, ancak; Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen ve soruşturma aşamasında kollukta ve savcılıkta müdafi huzurunda alınan beyanlarında etkin pişmanlıkta bulunmak istediğini söyleyerek hükme esas alınan örgütsel faaliyetlerini ikrar eden, kovuşturma aşamasında ise beyanlarından dönen sanık hakkında hüküm kurulurken hukuki ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2018/1024 Esas, 2019/322 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için Kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı, yakalanış biçimi mevcut delil durumu ve bozma nedeni gözetilerek tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...