Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6908 E. 2023/4760 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6908
- Karar No
- 2023/4760
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2811 E., 2019/1262 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Davacının 03.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/432 Esas 2018/164 Karar sayılı dosyasında, 18/07/2016-20/07/2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 20/07/2016-16/03/2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, davacı hakkında 15/10/2018 tarihinde beraat kararı verildiği, verilen kararın 23/03/2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın kendisine 25/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, bu süreçte maddi ve manevi telafisi mümkün olmayacak zararların yaşandığı, tüm bu nedenlerle 190.533,36 TL maddi ve 900.000,00 TL tazminatın gözaltı tarihi olan 18/07/2016 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 25.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasada öngörülen süre içinde açılmadığından süre yönünden reddinin gerektiğini, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu bu nedenle tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu beyan ederek yersiz ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/401 Esas, 2019/129 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.07.2019 tarihli ve 2019/2811 Esas, 2019/1262 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarihli, davacı ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri 1.Gözaltı ve tutuklulukta geçen süre boyunca maaş ve eklentilerinin ödenmesi gerektiğine, 2.Yolculuk ve buna bağlı giderlerin, aracının süresi içerisinde kasko yapılmamasından kaynaklı zararın, yargılandığı dosya sebebiyle yaptığı masrafların, cezaevinde yapılan harcamaların, noterlik ücretinin, gözaltında ve tutuklulukta kalmış olduğu dönemde ödemiş olduğu telefon hattına ilişkin zararların, hesabında bulunan nakit Türk Lirasının faiz kaybının, taşınma dolayısıyla oluşan zararların ödenmesi gerektiğine, 3.Talep edilen manevi tazminatın tamamının kabul edilmesi gerektiğine, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçlaması ile 18/07/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 20.07.2016 tarihinde ... 2. Sulh ceza Hakimliğinin 2016/605 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, 16/03/2017 tarihinde Gaziantep 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/1434 D.İş sayılı kararı ile tahliye edildiği, tutuklulukta kaldığı sürelerin başka bir cezasından mahsup edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, beraat kararın 23.08.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olmakla tazminat davasının süresinde açıldığı sonucuna varılmıştır. Davacının maddi tazminat talebi yönünden; Her ne kadar davacı evinde yapılan arama esnasında çatal bıçak takımlarının zarar gördüğü ve eşyalarının zarar gördüğünden bahisle 2.500,00 TL maddi tazminat talep etmiş ise de söz konusu talebin aramada meydana geldiğine dair tespit olmadığından reddine karar verilmiştir. Davacının haksız tutuklanması sebebiyle tutuklama tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte 190.533,33 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, davacı ...'ın hâkimlik yaptığı davacının tutuklu kaldığı süreç içerisinde uğradığı maddi zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmış ve dosya da bulunan 04/03/2019 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı ...'ın haksız olarak gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu süreler gözönüne alındığında davacının talebiyle bağlı kalınarak maddi zarar hesabınınhaklarının kısıtlandığı dönemlerdeki asgari ücret tarifesine göre yapıldığı ve sonuç olarak toplamda davacının tutuklulukta geçirdiği süreye ait maddi tazminat miktarının toplam 9.021,04 TL olarak hesap edildiği, bilirkişi raporuna itibar edilmiş davacının maddi tazminat talebinin 9.021,04 TL yönünden kabulüne fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden; Davacının haksız tutuklanması sebebiyle tutuklama tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte 900.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, davacı hakkında isnad edilen suçun niteliği ve toplum tarafındaki bakış açısına göre manevi olarak zarara uğramış olduğu, davacının tutuklanmasına neden olan suçun kendi üzerindeki yıkıcı etkisi ve tutuklulukta geçirmiş olduğu süre göz önüne alındığında; davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek düzeyde manevi açıdan yaşamış olduğu acıların tazminini de karşılayacak miktarda manevi tazminat verilmesi gerektiği, her ne kadar davacı cezaevinde kalmış olduğu dönemde yapmış olduğu yol ücretleri, kasko ile ilgili zararlarını, noterde yapmış olduğu masrafları, evinde yapılan arama sırasında el konulup iade edilmeyen eşyalar ile ilgili zararlarını, evini taşımaktan kaynaklanan zararları, dosya ile ilgili fotokopi ve benzeri zararları, cezaevinde yapmış olduğu zorunlu masraflar, cep telefonu hattının kullanılmamasından dolayı doğan zararlar ve faiz kazanç kaybını talep etmiş ise de, davacının tutuklanmasından kaynaklanan yaşantısında büyük değişiklikler olacağı, soruşturma işlemlerinden dolayı mağduriyete uğrayacağı aşikar olduğu, Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyasının incelenmesinden sanığa ait üzerine atılı suçlamalarla doğrudan ilgisi olmayan diploma ve benzeri belgelere ikamet adresinde el konulduğu, sonrasında ise belgelerin akıbetinin belli olmadığı, maddi tazminat olarak istenen tutuklulukta yaşanan zorluklardan kaynaklanan taleplerin hürriyetten yoksun kalmanın doğal bir süreci olduğu, maddi tazminat olarak istenen evrak ve benzeri kayıpların tazmini ile ilgili taleplerin somut zarar olarak belirlenebilir olmadığı gözetildiğinde, manevi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının dosyaya yansayan sosyo ekonomik durumu, yargılandığı suçun niteliği, tutuklulukta geçirdiği sürenin uzunluğu ve manevi tazminata konu olan diğer kayıpları bir arada değerlendirildiğinde, takdiren 70.000,00 TL manevi tazminat verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının 50.000,00 TL'ye düşürülmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/432 Esas, 2018/164 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.07.2016-16.03.2017 tarihleri arasında 241 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 15.03.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 23.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. A. Davacının Temyiz İstemi Yönünden; A.1.Gözaltı ve tutuklulukta geçen süre boyunca maaş ve eklentilerinin ödenmesi gerektiğine, ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacı her ne kadar gözaltı ve tutuklulukta geçen süre boyunca maaş ve eklentilerinin ödenmesini talep etmiş ise de davacının gözaltına alındığı tarihte hâkim olduğu, 16.07.2016 tarihinde görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği, 24.08.2016 tarihinde ihraç edildiği, davacının görevden uzaklaştırılma ve ihraç sebebiyle uğradığı zararın idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından davacının bu talebe ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. A.2.Yolculuk ve buna bağlı giderlerin, aracının süresi içerisinde kasko yapılmamasından kaynaklı zararın, yargılandığı dosya sebebiyle yaptığı masrafların, cezaevinde yapılan harcamaların, noterlik ücretinin, gözaltında ve tutuklulukta kalmış olduğu dönemde ödemiş olduğu telefon hattına ilişkin zararların, hesabında bulunan nakit Türk Lirasının faiz kaybının, taşınma dolayısıyla oluşan zararların ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden; Davacının talep etmiş olduğu zararların 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. A.3.Talep edilen manevi tazminatın tamamının kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunduğundan davacının yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir. B.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden B.1.Hükmedilen maddi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; 675 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10/1-a madde, fıkra ve bendindeki “ 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan veya anılan kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılanlar ile 15/8/2016 tarihli ve 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü maddesi uyarınca öğrencilikle ilişikleri kesilenlerin; a) Çıkarıldıkları veya öğrencilikle ilişiklerinin kesildiği aya ilişkin olarak peşin ödenen mali ve sosyal haklarının çıkarılma tarihinden sonraki günlere tekabül eden kısımları geri alınmaz.... ” düzenleme dikkate alınarak Cumhuriyet Savcısı iken Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 24.08.2016 tarihli kararı ile meslekten ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.09.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 16.03.2017 tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak “8.084,34” TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesi gerekirken hatalı hesaplama ile bu miktarın üstünde kalacak şekilde davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması bozmayı gerektirmiştir. B.2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Gerekçe bölümünün (A.3.) paragrafında açıklandığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B.1., B.2.) paragrafında açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.07.2019 tarihli ve 2019/2811 Esas, 2019/1262 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.