Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/17432 E. 2023/3434 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17432
- Karar No
- 2023/3434
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2017/558 Esas, 2018/266 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2018/1187 Esas, 2019/406 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 4.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Müvekkilin çalıştığı iş yerinin FETÖ/PDY ile iltisaklı kurumlar arasında olması dolayısıyla örgüt üyesi olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığına, 2.ByLock programının, iş yerince müvekkiline iş görüşmeleri kapsamında kullanmak üzere verilen telefona bir başkası tarafından yüklenmesi nedeniyle bu programın örgüt talimatları doğrultusunda, gizliliği sağlamak amacıyla kullanıldığının söylenemeyeceğine, 3.Müvekkilinin Bank Asyaya talimat üzerine para yatırmadığına, 4.Müvekkilinin Çağdaş Çalışanlar Kültür ve Dayanışma Derneğine üye olmasının sanığın cezalandırılması yönünde gerekçe olarak gösterilemeyeceğine, 5.Müvekkili hakkında TCK'nın 30 uncu maddesi gereğince hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 6.Müvekkili hakkında TCK'nın 221/ üncü. maddesinin uygulanması gerektiğine, 7.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir mensubu olarak örgütün ideolojisi ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği, örgütün hücre tipi yapılanmasının devamını sağladığı ve bu yapıyı örgütün üzerinde hassasiyetle durduğu tedbir ve takiyye faaliyetlerine özen göstererek gizlilikle sürdürdüğü, örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı, Bank ... kayıtları, SGK kayıtları, örgüte müzahir dernek üyeliği birlikte değerlendirildiğinde bu kapsamda atılı suçun unsurlarının sanık açısından oluştuğu kabul edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın örgüt mensuplarının kendi aralarında kullandığı gizli haberleşme programı olan ByLock isimli programı kullandığı, sanığın örgütsel faaliyetler kapsamında örgüt ile irtibatlı KHK ile kapatılan Çağdaş Çalışanlar Kültür Dayanışma Derneğine üye olduğu, Bank ... isimli örgüte ait finans kuruluşunun kurtarılması yönünde terör örgütü liderinin talimatına uyarak bir başka bankadan kredi çekerek Bank ...'da hesap açtığı, örgüt içi tayin ve atama sistemine tabi olarak örgüt ile irtibatlı kurumlarda SGK kayıtlı ön muhasebe elemanı olarak çalıştığı, bu haliyle eylemlerinin yoğunluğu, çeşitliliği ve devamlılık unsuru değerlendirildiğinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu, sanığın aşamalarda tutarlı ve değişmeyen beyan ve ikrarı ile örgüt içerisindeki konumu, ByLock yüklediği ve kullandığı yönündeki anlatımları, etkin pişmanlık kapsamında ki beyanları birlikte değerlendirildiğinde TCK'nın 221 inci maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükmünün sanık lehine uygulanması gerektiği değerlendirilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Sanığın aşamalarda verdiği savunma ve ifadelerinde; ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğinden örgütsel saikle kullanıldığının anlaşılmasına rağmen sanığın ByLock programını yalnızca işi ile ilgili olarak kullandığını, yazışma yaptığı şahısların tümünün şirket çalışanı veya mükellefi olduğunu, Bank Asyaya talimat üzerine para yatırmadığını beyan ederek örgüt mensupları ve faaliyetleri hakkında konumuna uygun olarak samimi şekilde beyanda bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında TCK'nın 221/4 üncü maddesi gereği etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 241374 ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullanan, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank Asyaya para yatıran/hesap açtıran, örgütle iltisakı nedeniyle kapatılan Çağdaş Çalışanlar Kültür ve Dayanışma Derneği üyesi olan, örgüt içi tayin ve atama sistemine tabi olarak örgüt ile irtibatlı kurumlarda çalışan, böylelikle örgütün hiyerarşik yapısına girerek silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçesine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde belirtilen hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2018/1187 Esas, 2019/406 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2023 tarihinde karar verildi.