Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16598 E. 2023/1657 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16598
- Karar No
- 2023/1657
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1843 E., 2019/230 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiİnin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2018 ... ve 2018/40 Esas ve 2018/417 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.03.2019 ... ve 2018/1843 Esas, 2019/230 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle, 1- Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 2- ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, sanığın ByLock kullanmadığına, 3- Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine ayrıca, Bank ... hesap hareketlerinin rutin olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ... hakkında düzenlenen iddianamede özetle; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Kariyer Özel Eğitim A.Ş. isimli iş yerinde çalışanlara yönelik olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında; sanık ...'in adresinde yakalanarak gözaltına alındığı, adresinde yapılan aramada, Lenovo K3 Note marka içerisinde (0549) (...) (..) (..) numaralı Türk Telekom hattı bulunan, incelendiğinde herhangi bir hafıza kartının bulunmadığı anlaşılan IMEI1: 3592040080035532 ve IMEI2: 867200021889967 numaralı, açılış pin kodu ve tuş kilidi bulunmayan cep telefonuna el konulduğu, sanığın 10.06.2015 ilk tespit tarihi ile 35682905942450 ve 35379403008682 İMEİ numaralı telefonlardan adına kayıtlı (0506) (...) (..) (..) numaralı hat aracılığıyla ByLock kullandığının tespit edildiği, sanığın Bank Asyada 16.02.2009 tarihinde 2186789 müşteri numarası ile hesap açtırdığı, hesap dökümlerinin incelenmesinde örgütün talimatı ile örtüşen dönemde ve biçimde yüklü miktarda para hareketliliğinin bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması için mahkememize kamu davası açılmıştır. Sanık, örgütün haberleşme aracı olan ve örgüt üyelerinin onayı olmaksızın bu haberleşme sistemine girilemeyen ByLock adlı programı aktif olarak kullanmıştır. ByLock programını aktif olarak kullanmış olması dahi terör örgütü üyesi olduğunun açık kanıtıdır. FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinin kriterlerinden biri de sözde örgüt yöneticisinin çağrısından sonra Bank Asyaya para yatırma veya yeni hesap açtırma eylemlerinin olup olmadığı hususudur. Bank ... tarafından gönderilen sanık ve aile bireylerinin hesap hareketlerine ilişkin CD üzerinde bilirkişi L. P. tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 09.04.2018 tarihli bilirkişi raporu ışığında hesap hareketleri üzerinde mahkememizce yapılan incelemede sanığın silahlı terör örgütünün ele başının emirleri doğrultusunda para yatırma ve destek işlemlerine rastlandığı görülmüştür. Sanık, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu bilinen ve bu gerekçeyle KHK ile kapatılan Kariyer Özel Eğitim AŞ'de, 2009 yılında İzmir'de Anafen Dershanesinde, 2013 yılı içerisinde Senegal'de Yavuz Selim Koleji isimli Türk okulunda, 2014 yılı Haziran ayından 2016 yılı Haziran ayına kadar da Mahmut Bayram Özel Okulunda çalışmıştır. Sanık 2014 yılında bir yıl süreyle zaman gazetesi abonesi olduğunu beyan etmiştir. Sanık hakkında pişmanlık gösterdiğine dair dosyaya yansıyan herhangi bir iradesinin olmaması da dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 221/4 maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır. Sanığın savunmaları, ByLock tespitine dair tutanaklar, CGNAT kayıtları, resmi kurumlardan gelen cevabi yazılar ve tüm dosya kapsamı ile yukarıda belirtilen hususlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde; yapılan yargılama sonucunda, yukarıda belirtilen nedenlerle sanığın, terör örgütü üyeliği için aranan sürekli ve çeşitli eylemlerde bulunmak suretiyle örgütün amaç ve ilkeleri doğrultusunda hareket ettiği ve bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği yolunda her türlü şüpheden uzak bir şekilde aşağıdaki hükme varıldığından, sanığın terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine yönelik hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.02.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip değerlendirildikten ve tespit edilmesi halinde dahil olduğu ID’nin kişi listesinde ekli şahısların araştırılması, varsa ceza soruşturması ya da dava dosyalarının celp edilerek incelenmesi, gerekirse şahısların duruşmada tanık olarak dinlenilmeleri sağlanarak CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması, 2- UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılacak araştırmaya göre başkaca kişilerin sanık hakkında bilgi ve beyanı olup olmadığı da araştırılarak, yapılacak tahkikat sonucunda varsa ilgili şahısların sanık hakkındaki beyanlarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesiyle CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca okunarak beyanlara karşı sanık ve müdafiinin diyeceklerinin sorulması ve gerek görüldüğü mahkemede tanık olarak dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.03.2019 ... ve 2018/1843 Esas, 2019/230 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.