Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16408 E. 2023/1078 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16408
- Karar No
- 2023/1078
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1889 E., 2018/212 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek HÜKÜM : Mahkûmiyet, istinaf başvurusunun esastan reddi. TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendi ve 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.09.2017 tarihli ve 2016/338 Esas, 2017/122 sayılı kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.02.2018 tarihli ve 2017/1889 Esas, 2018/212 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, onama görüşünü içeren Tebliğname eklenerek dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, tek başına banka hesaplarının suçun delili sayılarak cezalandırma kararı verilemeyeceğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince özetle, 17/25 Aralık 2013 tarihine değin kendisinin cemaat olarak bildiği örgütsel yapıya sempati beslediğini bizzat sorgusunda ikrar eden sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY ile iltisaklı finans kuruluşu olması hasebiyle bilahare kapatılan ve faaliyetine son verilen ... Katılım Bankası A.Ş. nezdindeki mevduat hesabına 17/25 Aralık 2013 sonrası süreçte finansal destek amacıyla para yatırarak bu yolla mali destek sağladığı, açılış tarihi 06.09.2007 tarihi olan ... Katılım Bankası A.Ş. nezdindeki hesabında 2014 yılı Ocak ayı itibariyle nakit para bulunmadığı halde bunu takip eden Şubat ayından itibaren parasal hareketliliğin başladığı, 2014 Ağustos ayı itibariyle 12.614,78-TL olan hesaptaki birikimin Eylül ayında 79.438,81-TL ve Kasım ayında 102.055,13-TL'ye yükseldiği, her ne kadar sanık ... savunmalarında yaz aylarında ek gelir elde etmek için biçerdöver yenilemek amacıyla eşine Halk Bankasından çektirdiği bireysel kredi tutarı, şahsi birikimleri ve önceki biçerdöverin satışından elde edilen yaklaşık 100.000 TL ye yakın tutardaki nakit parayı 3-4 aylığına (2014 Eylül ila 2015 Şubat tarihleri arasında) Bank Asyadaki hesabına yatırdığını, bu süre içerisinde biçerdöveri yenilemek amacıyla parayı bir süre hesapta beklettiğini, örgüt liderinin çağrısıyla para yatırmasının söz konusu olmadığını ifade etmiş ise de, yargılama sürecinde savunmasının maddi gerçeklikle örtüştüğünü ortaya koyan somut, maddi herhangi bir bulgu ve delil ortaya koyamadığı, bu nedenle sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya dönük olup, anılan süreçte örgüt liderinin açık kaynaklara da yansıyan ve soruşturma/kovuşturma dosyalarına giren 25.12.2013 tarihli çağrısı ve üyelerine yönelik talimatından sonra örgütsel yapının finans kuruluşuna mali destek sağlamak ve ... Katılım Bankasını finansal açıdan ayakta tutmak amacıyla banka nezdindeki hesabına para yatırarak devam eden süreçteki birkaç aylık zaman dilimi içerisinde hesapta artı yönde hareketliliklerin meydana geldiği vicdanı sonuç ve kanısına varılmıştır. Bank ... hesabına örgüt liderinin çağrısıyla para yatırma biçimindeki eylemiyle bu şekilde örgütsel yapının nihai amacını ve faaliyetlerinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek örgüte destek ve yardımda bulunduğunun ve silahlı terör örgütüne genel nitelikte yardım suçunu işlediği anlaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkından sadece FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan hüküm kurulduğu halde karar başlığında suç isminin silahlı terör örgütüne üye olma olarak da gösterilmesi mahallinde giderilebilir maddi hata olarak görülmüştür. Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; 1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. 2. BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür. 3. Örgüte yardım saikiyle mutad bankacılık işlemlerinden farklı olarak örgüt liderinin talimatıyla hesabına para yatırdığı kabul edilen sanığın, çocuklarının okul taksitlerini ödemek için ve faizsiz banka olduğundan dolayı Bank Asyada hesap açtırdığını, talimatla para yatırmadığını, mevduat hesabındaki parayı biçerdöver almak için kısa süreli tuttuğunu savunması karşısında, maddi gerçeğin ve suç kastının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması ve savunmanın denetlenmesini teminen, hesap açma tarihinden itibaren Bank ... hesap hareketlerinin tamamına ilişkin olarak uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılıp örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankacılık işlemi yapılıp yapılmadığı hususunda denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.02.2018 tarihli ve 2017/1889 Esas, 2018/212 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde karar verildi.