Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16353 E. 2023/1242 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16353
Karar No
2023/1242
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3927 E., 2019/377 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2018 ... ve 2018/216 Esas ve 2018/284 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi ve aynı kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 07.03.2019 ... ve 2018/3927 Esas 2019/377 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteminde özetle; usul ve kanuna aykırı mahkumiyet kararı verildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kabule esas alınan ByLock delilinin hukuka aykırı olduğuna, sanığa atfedilen eylemlerin suç teşkil etmediği ve dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, istihbari delillerle mahkumiyet hükmü kurulduğuna, tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 23.03.2018 tarihli T.C. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı Suçlar Soruşturma Bürosunca gönderilen ByLock içeriklerine ilişkin Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ve Manisa İl Emniyet Müdürlüğünün 09.03.2018 tarihli yazı ekinde yer alan BTK(HTS) inceleme tutanağında; sanığın münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeleri tarafından kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock’un (505) (...) (..) (..) numaralı GSM hattında ilk oturumun 21555 İD numarası ile 11.11.2014 tarihinde son oturumun ise 17.06.2014 tarihinde tespit edildiği, bu tarihler arasında ByLock serverına ait IP adreslerine toplam 166 kez bağlandığı, kullanıcı adının sanığın adı ve memleketi Samsun ilinin plaka kodunu içerir şekilde etongel55 olarak belirlendiği hususları birlikte değerlendirildiğinde ByLock programının sanık tarafından kullanıldığının sabit olduğu, sanığın komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken 672 sayılı KHK ile kamudan ihraç edildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı raporunda; sanığın B4 olarak kodlandığı, aynı raporda söz konusu harf grubunun; “FETÖ mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı olan ancak bazı konuları sorgulayan veya zaafı olan” kişileri ifade ettiği belirtilmiş, bu örgüt fişlemesinden sanığın örgüt mensubu olduğu ve örgütle ilişkisinin devam ettiği anlaşılmıştır. Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içinde yer aldıkları iddiası ile haklarında soruşturma yürütülen şüphelilerle irtibat içinde olduğuna dair HTS kayıtları, sanık ve görüştüğü kişilerin aynı soruşturmalar kapsamında şüpheli ve sanık olmasından söz konusu görüşmelerin örgütsel maksatla yapıldığı değerlendirilmiştir. Sanığın, 19.08.2017 tarihinde Manisa TEM Şube Müdürlüğünde ve önceki sorgu ve alınan ifadelerinde; her ne kadar FETO/PDY'nin düzenlemiş olduğu hiçbir organizasyona katılmadığını beyan etmiş ise de yürütülen soruşturmalar kapsamında alınan tanık, itirafçı şüpheli beyanlarından dosya kapsamında mevcut çelişmeyen tanık beyanları da değerlendirildiğinde sanığın sohbet toplantılarına katıldığının sabit olduğu, savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar olduğu ve itibar edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. 23.03.2018 tarihli T.C. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı Suçlar Soruşturma Bürosunca gönderilen ByLock içeriklerine ilişkin Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ve Manisa İl Emniyet Müdürlüğünün 09.03.2018 tarihli yazı ekinde yer alan BTK(HTS) inceleme tutanağı sonuçlarından anlaşıldığı üzere hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak biçimde ByLock isimli programı kullandığı, sohbet adı altındaki örgüt toplantılarına katıldığı ve bu sohbet toplantılarının evinde de düzenlediği tanık beyanları ile sabit olması, sanığın örgüt tarafından fişlenmesinden örgüt üyesi olduğu ve örgütle irtibatının bulunduğunun anlaşılması, örgüt şüphelileriyle örgütsel görüşmeler yapması dikkate alınarak sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil oluşu ve eylemlerinin mevcut haliyle terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturması nedeniyle sanığın eylemine uyan 3713 sayılı TMK’nın 7/1 inci maddesi delaletiyle TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve suç tarihinde sanığın devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal eden silahlı kamu görevlisi olması gözetilerek takdiren alt sınırdan kısmen uzaklaşmak suretiyle sanığın hapis cezası ile cezalandırılmasına karar hüküm tesis edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Örgüt mensubu sanığın kullanmış olduğu telefonda bulunan ve sanığın da kullandığını ikrar ettiği hatta tespit edilen ByLock hesabına ilişkin tutanağın diğer delillerle birlikte hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamış olup, FETÖ mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı olan ancak bazı konuları sorgulayan veya zaafı olan kişi olarak kodlanması, örgütün operasyonel eylemlerine başladığı dönemde sohbet toplantılarına katılması örgütsel faaliyet kapsamında kabul edileceğinden sanık müdafinin bu hususlara ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Sanığın (0535) (...) (..) (..) no'lu telefon numarası ile örgütsel haberleşme ağı olan ByLock kullanıcısı olduğunun tespit edildiği, soruşturma aşamasında beyanları alınan E.R.Y isimli tanığın sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiği, dosya arasına alınan veri inceleme raporuna göre B4 olarak kodlandığı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 07.03.2019 ... ve 2018/3927 Esas 2019/377 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16353, K. 2023/1242, T. 14.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-16353-e-2023-1242-k-180e345cf08a