Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16164 E. 2023/2402 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16164
Karar No
2023/2402
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1955 E., 2019/308 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2018 tarihli ve 2017/452 Esas, 2018/86 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/1955 Esas, 2019/308 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.10.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz istemi özetle; HTS kayıtlarının müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, salt ByLock kullanmanın suç teşkil etmeyeceğine, delillerin yetersiz olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, Siirt il Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaparken KHK ile mesleğinden ihraç edildiği ve hakkında örgüt üyeliği iddiasıyla dava açıldığı, Sanık adına kayıtlı olup, kendisinin kullandığını kabul ettiği 0553 (...) (..) (..) no'lu GSM hattının, dosyaya sunulan Siirt Emniyet Müdürlüğünün 08.12.2017 tarihli İletişimin Tespitine İlişkin Analiz Raporu ve ekinde bulunan CD içerisindeki HIS (CGNAT) kayıtlarına göre; 27.08.2014 ile 05.06.2015 tarihleri arasında toplam 2045 kez ByLock sunucularına ait 46.166.160.137, 46.166.164.177 ve 46.166.164.181 no'lu IP adreslerine 358044055946460 IMEI no'lu cep telefonu cihazı ile bağlandığı, HIS (CGNAT) kayıtlarının dosya içerisinde HTS raporu ekinde sunulan CD içerisindeki baz istasyonlarını gösterir HTS kayıtlarıyla uyumlu olduğu, HIS (CGNAT) kayıtlarında yer alan baz kayıtlarının sanığın çalıştığı ve yaşadığı yerler ile uyumlu olduğu, HIS (CGNAT) kayıtlarında yer alan IMEI numarası ile Siirt Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 07.09.2017 tarihli güncel ByLock sorgu evrakında tespit edilen IMEI numaralarının aynı olduğu ve her iki evraka göre tespit edilen ByLock'a ilk giriş tarihlerinin de uyumluluk gösterdiği, sanığın bu şekilde ayrıntı ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarihli 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı (ilk derece mahkemesi sıfatıyla) ve 14.07.2017 tarihli 2017/1443 Esas ve 2017/4758 sayılı Kararlarında belirtildiği üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgüt mensuplarınca kullanıldığı anlaşılan kriptolu iletişim ağı olan ByLock programını kullandığı, Soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenen tanık beyanlarına göre; sanığın 2013 yılında Kilis ilinde Polis memuru iken örgütün bekar evlerinde kaldığı, bu eve Baş Polis memuru A.G.'nin geldiği ve evde sohbet verdiği, bu sohbetlerde ...'in vaaz videolarının izletildiği ve kitaplarının okunduğu, sanığın eve gelip sohbet veren A.G. ile yakın ilişki içinde olduğu, 17/25 Aralık sürecinden sonra Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde sık sık örgütü öven konuşmalar yaptığı ve çevresindekilere Bank Asyaya para yatırmaları gerektiğini söylediği, sanığın tanık H.O.D.'ye "abiler sana değer veriyor sohbetlere katıl" dediği, tanık M.K.'nin 2013 yılı Aralık ayında sanıkla birlikte kaldıkları evden ayrılmasından sonra tanığı telefonla arayarak tekrar sohbetlere katılmasını istediği, tanığın kabul etmemesine rağmen sanığın ısrarla aramaya devam ettiği, Siirt İl Emniyet Müdürlüğü Teknik Takip Büro Amirliği tarafından düzenlenip dosyaya sunulan 13.09.2017 tarihli HTS raporuna göre; sanığın adına kayıtlı olup kendisinin kullandığını kabul ettiği 0553 (...) (..) (..) telefon numarasından haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetici ve/veya üye oldukları iddiası ile soruşturma yapılan şahıslar ile çok sayıda iletişim kaydının bulunduğu, Siirt Kom Şube Müdürlüğü'nün 20.09.2017 tarihli Veri İnceleme Raporuna göre; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 201/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen ... SD kartın Kom Daire Başkanlığına teslimini müteakip yapılan imaj alma işlemi neticesinde Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin FETÖ/PDY üyeleri tarafından fişlendiği, sanığın örgüt içerinde öncesinde "..." "FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişi", sonrasında ise "SAYV" "FETÖ mensubu olup gassalın elindeki meyid olarak ifade edilen, zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş, yöneticilik vasfı olan, grubu olan ve sohbet hocalığı yapan polis memuru" olarak kategorize edildiği, sanığın kurs taksidi atı altında aylık 100,00 TL örgüte finansal destek sağladığı ve 08.03.205 tarihi itibariyle örgütle olan bağını devam ettirdiği, Dosya içerisinde mevcut 24.01.2018 tarihli Bank ... bilirkişi raporuna göre; 09.12.2010 tarihinde Adıyaman Şubesinde sanık adına hesap açıldığı ve bu hesabın 15.07.2013 tarihinde kapandığı, Soruşturma sırasında yapılan aramada el konulan dijital materyallerle ilgili incelemenin sonuçlanmasının beklenilmesinden; yürütülen soruşturmaların çokluğu nedeniyle incelemenin uzun bir zaman alacak olması, dosya kapsamında karar vermeye yeterli delillerin bulunması ve yargılamanın sürüncemede kalmasının önüne geçilmesi için vazgeçilmesine karar verildiği, Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık savunmalarında aksini beyan etmiş ise de sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bir bağ kurduğu, örgütün bekar evlerinda kalarak, sohbet toplantılarına katıldığı, bu sohbetlerde ...'in vaaz videolarının izletildiği ve kitaplarının okunduğu, örgüt evinden ayrılarak örgütle bağını kesen tanık M.'yi 17/25 Aralık 2013 sürecinden sonra ısrarla arayarak sohbet toplantılarına davet ettiği, 17/25 Aralık 2013 sürecinden sonra çalıştığı Çevik Kuvvette Bank Asyaya destek için para yatırılması konusunda propaganda ve örgütü övücü konuşmalar yaptığı, örgütle bağını devam ettirerek münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından gizliliği sağlamak amacıyla haberleşme için bir kısım örgüt mensupları tarafından kullanılan ByLock özel iletişim ağına dahil olarak yoğun bir şekilde kullandığı ve sanığın örgüte finansal destek sağladığı anlaşılmakla, örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunarak örgüt üyeliği suçunda aranan eylem çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğu ölçütlerini karşılayacak şekilde örgütün varlığına ve güçlenmesine nedensel bağ oluşturacak eylemlerde bulunduğu sabit kabul edilmiş; yukarıda açıklanan delillerin mahiyeti ve ispat gücü yönünden mahkememizde bir tereddüt oluşmadığından sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmemiştir. Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince, TCK'nın 61'nci maddesinde belirtilen suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, eylemlerinin yoğunluk, çeşitlilik ve sürekliliği, sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşik konumu, amaç ve saiki ile örgüt evinden ayrılarak örgütle bağını kesen tanığı 17/25 Aralık 2013 sürecinden sonra ısrarla arayarak sohbet toplantılarına davet etmesi, yine 17/25 Aralık 2013 sürecinden sonra çalıştığı Çevik Kuvvette Bank Asyaya destek için para yatırılması konusunda propaganda ve örgütü övücü konuşmalar yapması göz önünde bulundurularak takdiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanığın üzerine atılı suçu, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemiş olduğu anlaşıldığından, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 inci maddesi gereğince verilen cezada takdiren yarı oranında arttırım yapılarak 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; TCK'nın 61/2 nci maddesi gereğince sanığın sanığın eylemden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, suçun işlendiği tarihteki durumu ve sabıkasız geçmişi de dikkate alınıp cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür. c) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında, gizli tanık Garson'un, gerek Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas saylı dosyasında verdiği 16.02.2018 tarihli, gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 18.04.2017 ve 27.04.2017 tarihli (Kom Daire Başkanlığında alınan) ifade tutanaklarında belirtildiği gibi, anılan örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan 18.04.2017 tarih ve 2017/2920 Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde düzenlenen veri inceleme raporunun, müsnet suç yönünden; gizli tanık beyanına ve gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir belge olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, KOM Daire Başkanlığı tarafından gönderilen veri inceleme raporunda,"FETÖ mensubu olup gassalın elindeki meyid olarak ifade edilen, zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş, yöneticilik vasfı olan, grubu olan ve sohbet hocalığı yapan polis memuru" olarak kodlanan, örgütsel toplantılara katılan, bu toplantılara katılma ve örgüt liderinin talimatı üzerine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'ye para yatırılması hususunda iltisaklı kişilere telkinlerde bulunan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. e) Diğer delillerin suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görüldüğünden, sanığın ByLock kullandığına ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmemesi sonuca etkili bulunmamıştır. f) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/1955 Esas, 2019/308 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16164, K. 2023/2402, T. 24.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-16164-e-2023-2402-k-dbbf60535aac