Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/15620 E. 2023/1273 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15620
- Karar No
- 2023/1273
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1266 E., 2019/1459 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2019 tarihli ve 2019/27 Esas, 2019/32 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. B. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.11.2019 tarihli ve 2019/1266 Esas, 2019/1459 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiilerinin temyiz istemi; ByLock kullandığı iddiasının her türlü şüpheden uzak bir biçimde ispatlanmadığına, Sanığın ByLock kullanmadığına, ByLock delilinin hukuka aykırı delil olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, Sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair ByLock tespit değerlendirme tutanağı ile içeriklerinin getirilmediğine ve bununla ilgili bilirkişi raporu alınmadığına, Eksik incelemeyle kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, Varsayımla hareket edilmesinin ve ceza kurulmasının ceza hukuku prensiplerine aykırı olduğuna, HTS kayıtlarının sanık aleyhine delil olarak kabul edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, Yargılama sırasında tanık dinletme taleplerinin reddedilerek savunma ve adil yargılanma haklarının kısıtlandığına, Sanığın sohbet yaptığı iddiasına yönelik tanık beyanlarının hükme dayanak alınacak nitelikte olmadığına, Mahkemece tanıkların kollukta verdiği beyanlarının hükme esas alındığına, mahkemenin bizzat duruşmada verilen beyanları hükme esas alması gerektiğine, Tanık Ahmet B.'nin kovuşturma aşamasında dinlenmediğine, Hükme esas alınan tanıkların beyanlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının tespiti bakımından diğer tanık beyanlarını da göz önünde bulundurması gerektiğine, Hükmün gerekçesinde belirtilen askeri okullara öğrenci temini amacıyla öğrenci kaydının yapıldığı ve bunların "fidan" olarak kaydedildiği iddiasının soyut tanık ifadesinden ibaret olduğuna, Sanığın dershane müdürü olduğuna, yapılanma içinde dershane müdürlerinin sembolik görevleri olduğuna, sanığın savunmasının aksinin somut delillerle ispatlanamadığına, Huzurda dinlenmeyen ve kolluk beyanları doğrulanmayan, zaman, mekan içermeyen tanık beyanlarına dayalı ve tamamen kanaatle kurulan hükmün, sağlıklı bir hüküm olmayacağına, KHK ile kapatılan eğitim kurumlarında çalışmasının örgütsel faaliyet kapsamında olmadığına, Twitter hesabındaki paylaşımların cebir ve şiddet eylemlerini övmemesi, terörü, şiddeti meşrulaştırma ya da teşvik etmesi gibi bir durumun söz konusu olmaması sebebiyle sosyal medya paylaşımlarının mahkumiyete esas alınamayacağına, Kimse Yok Mu isimli Derneğe bağış yapmanın, silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturmayacağına, Sanığın dijital materyallerinde tespit edilen dini içerikli vaazlardan oluşan videoların silahlı terör örgütü üye olma suçu yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine, Sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyet kararı verilmiştir B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "26.10.2018" yerine “26.10.2016” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre “Kimse Yok Mu Derneği”ne bağışta bulunmanın müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet veya delil olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı şirketlerde uzun yıllar çalıştığı, son olarak da örgüte müzahir dershanede dershane müdürü olarak çalıştığı, dershane müdürü olarak örgüt adına eleman kazandırılması ve örgütün önemli birimlerine eleman yetiştirilmesi, örgüte finansal destek sağlama, örgüt adına irtibatın ve devamlılığın sağlanması adına faaliyet yürüttüğü, örgütsel toplantılar düzenlediği, ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullandığı, sosyal medya hesaplarında örgüt lehine paylaşımlarda bulunduğu, dijital materyallerinde örgüt liderine ait ve örgütün propagandasının yapıldığı videoların tespit edildiği, HTS kayıtlarına göre sözde ilçe imamı, avukatlardan sorumlu imam ve sözde bölge imamı ile irtibatlı olduğu belirlenen, ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.11.2019 tarihli ve 2019/1266 Esas, 2019/1459 sayılı Kararında sanık müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde karar verildi.