Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/18 E. 2023/1281 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/18
Karar No
2023/1281
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1220 E., 2019/1447 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2019 Tarihli ve 2018/294 Esas, 2019/231 sayılı Kararı ile Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 Tarihli ve 2019/1220 Esas, 2019/1447 sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.12.2021 tarihli, hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; Mahrem imam F.G.'nin beyanından anlaşılacağı üzere sanığın örgütün emniyet mahrem yapılanmasının sohbet adı altındaki toplantılarına 2014 yılı sonlarına kadar devam etmesi, örgütle bağlantılı Bank ... katılım bankasına yatırdığı parayı 2014 yılı Temmuz ayına kadar bu bankada tutması, tanık beyanları ile Gizli Tanık Garson’dan elde edilen verilerin birbiriyle örtüşmesi; sanığın, örgütün kriminalize olduğu 17/25 Aralık süreci sonrasında da örgütün emniyet mahrem yapılanması içerisinde kaldığının anlaşılmış olması ve ikrarının ve beyanlarının etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olması etkin pişmanlık hükümleri de değerlendirilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli ve 2018/294 Esas, 2019/231 sayılı Kararı ile sanığın çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik bakımından silahlı terör örgütü üyeliği kanaati oluşturacak örgütsel eylemleri işlediği konusunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı ve yeterli bir delil elde edilemediği ve bu haliyle suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle,sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/1220 Esas, 2019/1447 sayılı Kararı ile; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, sanığın beraatine dair verilen kararda hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı anlaşılmakla; sanık müdafinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediği belirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesi 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Dosyada dinlenen örgüt içerisinde emniyet yapılanmasında mahrem imam olarak görev yapan etkin pişmanlıktan faydalanan tanık F.G.'nin mahkemece alınan beyanında 2014 yılı sonrasında sanığın kendisinin düzenlediği sohbetlere katıldığını beyan etmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: polis olarak görev yapan örgütsel toplantılara katılan sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken eksik ve hatalı değerlendirme sonucunda yerinde olmayan gerekçe ile müsnet suçtan beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/1220 Esas, 2019/1447 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinini ikinci fıkrası uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/18, K. 2023/1281, T. 15.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-18-e-2023-1281-k-df61dd056d8e