Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/5147 E. 2024/7 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5147
- Karar No
- 2024/7
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/166 E., 2016/21 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/166 Esas, 2016/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın ertelenmesine ve sanığın 1 yıl 8 ay süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli ve somut delil bulunmadığı gözetilerek beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ile katılanın arkadaş oldukları, 2010 yılında katılanın sanığa 20.000,00 TL borç para verdiği, sanığın da bu borç karşılığında eski eşi Pınar ...'nın borçlusu, kendisinin de kefil olduğu 05.04.2010 tanzim tarihli 02.04.2014 vade tarihli senedi verdiği, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine katılanın, 03.04.2014 tarihinde ... 1. İcra Müdürlüğünün 2014/1900 Esas sayılı dosyası ile P.A. ve sanık hakkında icra takibi başlattığı, icra takibinin devamı esnasında sanığın, borcuna karşılık olarak katılana çek vermeyi teklif ettiği, katılanın kabul etmesi üzerine suça konu 21.500,00 TL bedelli ve katılan lehine tanzim olunmuş çeki, ciro yapmadan katılana verdiği, katılanın 03.12.2014 tarihinde çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz ettiği, banka görevlilerince çekin sahte olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır. 4. Tanıklar O.Ş., N.P. ve Y.B.B.'nin anlatımlarının, katılan beyanları ile uyumlu olduğu belirlenmiştir. 5. Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 08.04.2015 tarihli; " ... söz konusu çekin tamamen sahte olduğu, ... aldatma (iğfal) kabiliyetinin bulunduğu, ... üzerindeki yazı ve imzaların katılan H.K. ve sanık D. D. elinden çıktıklarını gösterir nitelikte bulgular tespit edilemediği," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur. 6. Mahkemece, suça konu belgenin incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği aldatma niteliğinin bulunduğu görüşüne yer verildiği belirlenmiştir. 7. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/166 Esas, 2016/21 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.