Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/14340 E. 2023/1611 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14340
- Karar No
- 2023/1611
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1321 E., 2018/2199 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, anılan Kanuna eklenen 5 inci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde belirlenen süre içerisinde temyiz edildiği, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2017 tarihli ve 2017/495 Esas, 2017/192 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle, 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2018/1321 Esas, 2018/2199 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, yargılama gideri konusunda yapılan düzeltme sonrasında, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. 3. 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, müvekkilin gazete abonesi olduğunun iddiadan öteye geçmediği, silahlı terör örgütünün belli amaçlarını silahlı olarak gerçekleştirme gayesini (özel kastı) bilerek ve isteyerek örgüte girme iradesi bulunması gerektiği, müvekkilin bu kastı bulunmadığı gibi derneğe de bu irade ile üye olmadığı, müvekkilin kimsenin yönlendirmesi olmadan faizsiz banka olması nedeniyle Bank Asyada hesap açıp para yatırdığı, bunu yaparken suç işleme kastıyla hareket etmediği, müvekkilin hesap hareketlerinin sıradan bankacılık faaliyeti olduğu, HTS kayıtlarıyla suç isnad edilmesinin mümkün olmadığı, konuşma içeriklerinin dosyada yer almadığı, müvekkil hakkında takdiri indirim uygulanmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın Bank ... hesap hereketlerine ilişkin bilirkişi raporuna göre, adı geçen bankada para yatırma talimatı diye bilinen talimattan sonra katılım hesabı açtığı ve Şubat 2016 ya kadar katılım hesaplarını yenilemeye devam ettiği, Tire Kardelen Yardımlaşma ve Dayanışma derneğinde denetim asil üyesi olarak üyelik kaydının bulunduğu, sanığın üzerine kayıtlı veya kullandığını beyan ettiği 0541 (...) (..) (..) numaralı cep telefonlarına ait HTS raporuna ilişkin aldırılan bilirkişi raporuna göre; sanığın, kendisine ait telefon hatlarıyla, haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği iddiasıyla soruşturma yürütülen kişilerle ve örgütle irtibatlı kuruluşlarla iletişim kayıtlarının bulunduğu, soruşturma ve yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanları ve sanığın kısmi ikrarı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, benzer çok sayıda dosyadan da bilindiği üzere, örgütün liderinin kitaplarının okutulup vaazlarının dinlendiği, örgüte sempatizan ve eleman kazandırmak gayesinin güdüldüğü, yine örgüte maddi kaynak sağlamak için yardım, burs, zekat gibi isimler altında para toplanılan sohbetlere katıldığı ayrıca yine sanığın mahkememizde alınan savunmasından velisi olduğu M.K.'nin FETÖ/PDY örgütüne ait olan Özel Bilgi Kolejine gittiği anlaşılmıştır. Sanığın eylemleri örgüte sempati duymak yada soyut olarak desteklemek derecesinde hafif olmadığı, sempati boyutunu aştığı ve fakat yine sanığın eylemleri disiplinli ve sürekli destek şeklinde, örgüt üyeliği seviyesinde de değildir. Sanığın eylemlerinin salt yardım düzeyini aşmadığı ve örgüt hiyerarşisi içerisine dahil olduğuna dair yeterli delil olmadığı, sanığın tüm eylemlerinin bu bağlamda bir bütün olarak değerlendirildiğinde örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek silahlı terör örgütüne yardım niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Sanık her ne kadar savunmasında örgütün silahlı terör örgütü olduğunu bilmediğini ve atılı suçu kabul etmediğini savunmuş ise de, sanığın eğitimi sosyal ve kültürel birikimi nazara alındığında yapının mutlak gizlilik içinde devam eden faaliyetlerinin legal bir amaç gütmediğini bilebilecek durumda olduğu ve MGK'nın kamuoyuna duyurulan kararlarına göre bildiği, buna göre sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmamakla ve bu örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiği ve suçunun sübuta erdiği anlaşılmıştır. Suçun işleniş biçimi, eylemi, Bank Asyaya para yatırması, dernek üyeliği, çocuğunun okul kaydı, HTS kayıtları şeklindeki eylemlerinin çeşitliliği nedeniyle meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı ile sanığın eylemleri nedeniyle örgütün sağladığı menfaatte dikkate alınarak, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek bir neden bulunmadığından alt sınırdan ceza uygulamasına gidilmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 220/7 nci maddesinin son cümlesi gereğince sanığın yardımının niteliği ve kapsamı dikkate alınarak cezasından takdiren 1/2 oranında indirim yapılmasına, sanığın cezasının 3713 sayılı TMK'nın 3 üncü maddesi delaletiyle 5/1 inci maddesi gereğince yarı oranında arttırılmasına, sanığın duruşmadaki hal ve davranışları, sabıkasız kişiliği ve verilen cezanın sanığın kişiliği üzerindeki olası düzenleyici etkisi nazara alınarak sanık hakkında takdiri indirim sebebi uygulanmasına karar verilerek hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, yargılama giderine ilişkin düzeltme dışında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1.5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında değişiklik öngören 6532 sayıl Kanun'un 85 inci maddesini, amacı, gerekçesi, yardım teşkil ettiği kabul edilen eylemin niteliği, meydana gelen zarar tehlikesinin ağırlığı nazara alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, makul bir indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yeterli olmayan gerekçeyle 1/2 oranında indirim uygulanarak yazılı şekilde fazla ceza tayini, 2.İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına hükmedilmesine rağmen, hükmün gerekçesinde "sanığın duruşmadaki hal ve davranışları, sabıkasız kişiliği ve verilen cezanın sanığın kişiliği üzerindeki olası düzenleyici etkisi nazara alınarak sanık hakkında takdiri indirim sebebi uygulanmasına" karar verildiği belirtilerek hükmün esasını oluşturan kısa karar ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, 3.Sanığın çocuğunun FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı okulda eğitim görmesinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, 4.İlk Derece Mahkemesince, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 ..., 2014/140-2015/85 Esas ve sayılı Kararı dikkate alınarak sanığın belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair hüküm kurulduğu belirtilmesine rağmen, anılan iptal kararına aykırı olacak şekilde hüküm tesis edilmesi, 5.İlk Derece Mahkemesinin kararı hakkında aleyhe istinaf bulunmaması dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince yargılama giderinde sanık aleyhine düzeltme yapılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesine aykırı davranılması, 6.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan temel ceza belirlenirken delalet maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasının da belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 7.İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yardım niteliğindeki son eylem tarihi olan “15.08.2014” olarak yazılmaması, 8.Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında suçun adının hatalı olarak "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" şeklinde yazılması, Nedenleriyle, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2018/1321 Esas, 2018/2199 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.