Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16509 E. 2023/1775 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16509
- Karar No
- 2023/1775
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1712 E., 2018/2392 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2017 tarihli ve 2017/316 Esas, 2017/242 sayılı Kararı sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 61, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 üncü maddeleri ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı) 3, 5/1 inci maddesi uyarınca 5 yıl 22 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.11.2017 tarihli ve 2017/2894 Esas, 2017/2885 sayılı Kararı sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun hükmün CMK'nın 280/1-b ve 289/1-h maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir. 3. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2018 tarihli ve 2017/740 Esas, 2018/58 sayılı Kararı sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 üncü maddeleri ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı) 3, 5/1 inci maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2018/1712 Esas, 2018/2392 sayılı Kararı sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; Verilen kararın hukuki dayanaktan yoksun ve adaletsiz bir karar olduğuna, eksik araştırma ile karar verildiğine, sanığın 2009 yılında Beyza Özel Eğitim Basım Yayın Bilgisayar Gıda Tur. Tic. A.Ş. Deki hissesini satarak ayrıldığı, bu şirketini 2014 yılındaki hesabından sorumlu tutulamayacağına, Öztürk soyadlı kişinin eylemlerinin sanığa yükletildiğine, sanığın 10 yıl önce örgüt ile ilişkisini kestiğine, tanık M. A. ile sanığın husumetli olduğuna, vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2017 tarihli ve 2017/316 Esas, 2017/242 sayılı Kararının kabulü İlk Derece Mahkemesince "Sanık savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; iftira atması için sebep bulunmayan tanık beyanlarının hemen hepsinin aynı minvalde olması, örgütle irtibat ve iltisaklı olan dernekteki üyeliği ve başkanlığı dikkate alındığında, sanığın FETÖ/PDY üyesi olduğu, bu yapının sohbetlerine uzun yıllardan beri düzenli olarak katıldığı, bu yapının desteklenmesi amacıyla kurulan Bakırçay Sanayici ve İş Adamları Derneğinin, denetim kurulu üyesi olduğu ve örgütün mütevelli heyetinde yer aldığı tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır." gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.11.2017 tarihli ve 2017/2894 Esas, 2017/2885 sayılı Kararının kabulü İlk Derece Mahkemesince 05.10.2017 tarihli celseye ilişkin tutanakta sanık müdafiinin hazır olduğunun ve sanığın müdafisi huzuru ile savunmasını yapacağını belirtmiş olmasına ve İzmir Barosu Başkanlığının sanığa müdafii görevlendirme yazısının dosya içerisinde bulunmasına rağmen, sanık müdafisinin duruşmaya iştirakı sağlanmadan, tutuklu olup bu nedenle delillere erişim imkanı da kısıtlı olan sanığın sorgusunun müdafi hazır bulundurulmadan yapılarak,bu sorgu ile yetinilmek suretiyle hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmıştır. Sanık ve müdafiinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 280/1-b ve 289/1-h maddesi gereğince bozulmasına, bozma kararı verildiğinden inceleme raporundaki diğer hususların bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. C. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2018 tarihli ve 2017/740 Esas, 2018/58 sayılı Kararının kabulü İlk Derece Mahkemesince "Sanık savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; iftira atması için sebep bulunmayan tanık beyanlarının hemen hepsinin aynı minvalde olması, örgütle irtibat ve iltisaklı olan dernekteki üyeliği ve başkanlığı dikkate alındığında, sanığın FETÖ/PDY üyesi olduğu, bu yapının sohbetlerine uzun yıllardan beri düzenli olarak katıldığı, bu yapının desteklenmesi amacıyla kurulan Bakırçay Sanayici ve İş Adamları Derneğinin, denetim kurulu üyesi olduğu ve örgütün mütevelli heyetinde yer aldığı tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan ve irdelenen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu hususunda mahkememizde tam bir kanaat oluşmuş, sanığın tamamen inkara yönelik olan savunmasına delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında mahkememizde bir tereddüt yaşanmadığından itibar edilmemiştir." gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. D. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2018/1712 Esas, 2018/2392 sayılı Kararı kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, suç tarihi 21.11.2016 olmasına ve bu durumun bozmadan önceki inceleme raporunda eleştirilmesine rağmen, ilk derece mahkemesi hükmünde suç tarihinin "2016" şeklinde yazıldığı görülmüş, bu durumun mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olduğu anlaşıldığından bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiş, bozmadan önceki istinaf talebinin sanık lehine yapılmasına rağmen, CMK'nın 283/1 inci maddesindeki yasal düzenleme gözardı edilerek, sanığa neticeten 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası verilmiş ise de, ceza hesabında yapılan bu hatanın dairemizce düzeltilmesi gerektiği değerlendirilerek "6 Yıl 10 Ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına" bölümünün tamamının çıkarılarak yerine "5 yıl 22 ay 15 ... hapis cezası" bölümünün eklenmek suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: 1-Söz konusu yapının kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonraki tarihte örgütsel nitelikte eylem ve faaliyetlerinin tespiti bakımından; tanıkların yeniden beyanları alınarak, sanığın anılan dönemden sonrasına ilişkin faaliyetinin bulunup bulunmadığı sorulduktan, eylem ve faaliyetlerinin tespiti halinde ise yer ve zaman belirtilmek sureti ile somutlaştırıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2-Sanığın 2009 yılında Beyza Özel Eğitim Basım Yayın Bilgisayar Gıda Tur. Tic. A.Ş. Deki hissesini satarak şirketten ayrıldığını, bu şirketin 2014 yılındaki hesap hareketlerinden habersiz olduğunu, tanık Mustafa Akça ile aralarında husumet olduğunu, 2009 yılı sonrasında örgüt ile irtibatının kalmadığına bildirdiğinin anlaşılması ve Yeğen kod adlı gizli tanığın, kendisi tarafından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na getirilen flash bellek üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 30.06.2016 tarihli raporu ile ilgili olarak mahkemece alınan beyanında, EK-360 ile numaralandırılan örgütün Bergama ilçesindeki bölge yapılanmalarından örgüte maddi destek ve finansman sağlamak amacı ile çadır adı altında örgüt üyelerinden ramazan ayında yardım toplandığı belirtilen örgütsel dokümanda Öztürk şeklinde soyadının yazılı bulunan kişinin sanık olmadığının belirtmesi karşısında; hangi delile hangi gerekçe ile üstünlük tanındığı tartışmasız bırakılarak yazılı şekilde kabulle hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2018/1712 Esas, 2018/2392 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.