Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/13661 E. 2023/1260 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13661
- Karar No
- 2023/1260
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/256 E., 2019/710 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, anılan Kanuna eklenen 5 inci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde belirlenen süre içerisinde temyiz edildiği, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2018 tarihli ve 2017/712 Esas, 2018/846 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü ve 220 nci maddesinin yedinci fıkraları delaletiyle, 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.06.2019 tarihli ve 2019/256 Esas, 2019/710 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca netice cezanın 1 yıl 13 ay olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. 3.7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, cezalandırmaya yeter ve inandırıcı, şüpheden uzak somut delil bulunmadığı, sanığın örgüte bilerek yardım etmeye ilişkin kasıtlı herhangi bir eyleminin bulunmadığı, yardım ettiğine gerekçe yapılan bankaya para yatırma gerekçesinin de suç işleme kastıyla olmadığı, müvekkilin TMSF’nin bankaya el koymasından sonra herhangi bir hesap hareketinin olmadığı, müvekkilin banka hesabını olağan kullanımı için kullandığı, bilirkişi raporları incelendiğinde bu durumun açıkça görüleceği, suç işleme kastıyla hareket etmediği, müvekkilin 2011 yılında girmiş olduğu ve herhangi bir erişim engeli olmayan internet sitelerinin aleyhine delil olarak kullanılmasının mümkün gözükmediği, müvekkilin herhangi bir dernek üyeliği olmadığı gibi terör faaliyeti gösteren hiçbir kurum, kuruluş ve faaliyette isminin geçmediği, müvekkilin terör örgütü kapsamında hiçbir dini toplantıya katılmadığı, vakıflarına gitmediği, derneklerine üye olmadığı, müvekkilin hiçbir şekilde terör örgütüne bağışta bulunmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde ve örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna, örgüte hiyeraşik ve organik açıdan tam bir disiplin içinde bağlı olduğuna ilişkin kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilememiş olmakla birlikte; Esnaf olan sanığın örgüt liderinin Bank Asyaya para yatırın çağrısına uyarak para yatırmak suretiyle Bank Asyadaki mevduatını arttırdığı, sanığın bu süreçte 19.09.2014 tarihinde 15.000 TL para yatırdığı ve 32 günlük katılım hesabı açtığı, 20.11.2014 tarihinde 15.000 TL'yi nakit olarak çektiği tespit edilmiştir. Bu suretle; sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiği sabit olmakla; inkâr yollu savunmalarının örgütün medya organlarına yönelik yapılan operasyonlara ilişkin paylaşımları ile birlikte değerlendirildiğinde suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır. Sanığın suçu işleyiş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın güttügü amaç ve saik, kasta dayalı kusurun ağırlığı gözetilerek, eylemlerine uyan TCK 220/7 inci ve 314/3 üncü maddeleri delaletiyle 314/2 inci maddesi uyarınca yasada öngörülen cezanın alt sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle mahkumiyetine dair hüküm tesis etmek gerekmiştir. Esnaf olan sanığın bankaya aktardığı para miktarı ve para aktarma şekli gözetilerek yapılan yardımın niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK 220/7 inci maddesinin 2 inci cümlesi uyarınca verilen cezadan 2/3 oranında indirim yapılması yoluna gidilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstekar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanun'unun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir. c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sosyal medya paylaşımlarında örgüt lehine paylaşımları olan örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte Bank Asyada hesap hareketleri bulunan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiğine dair İlk Derece Mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.06.2019 tarihli ve 2019/256 Esas, 2019/710 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yalova Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.