Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/13353 E. 2023/977 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13353
- Karar No
- 2023/977
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2238 E., 2019/861 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2018 tarihli ve 2017/271 Esas, 2018/198 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2018/2238 Esas, 2019/861 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, tabii hakim ilkesine aykırı yargılama yapıldığına, savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma sonucunda mahkumiyet hükümü kurulduğuna, somut hiçbir delil bulunmadığına, Bank ... isimli bankaya talimatla para yatırılmadığına, sanığın suçu işlediği iddia edilen tarihlerde FETÖ/PDY terör örgütünün olmadığına, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, gazete aboneliğinin suç oluşturmayacağına, sanığın üzerine atılı suçtan dolayı hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken usul ve kanuna aykırı olarak mahkumiyet kararı verilmiş olması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığa isnat edilen örgüt üyeliği suçlaması yönünden başkaca eylem bulunmadığı, zira sanığın ByLock kullanıcısı olmadığı, örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan mahrem imam sıfatını haiz herhangi bir kişi ile irtibatının tespit edilmediği, örgüt tarafından gerçekleştirilen protestolara katılan şahıslardan olduğuna dair kayda rastlanmadığı, örgütle irtibatlı ve iltisaklı derneklerde/sendikalarda üyelik kaydına rastlanmadığı, Bank Asyada örgütün çağrı dönemlerinde hesap açtırıp para yatırmadığı, silahlı terör örgütü üyeliği suçu bakımından eylem çeşitliliği unsuru gerçekleşmediği anlaşılmakla bu suçun sanık aleyhine oluşmadığı kabul edilmiştir. Sanığın eylemini silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçu bakımından irdelemek gerekirse; tanık beyanlarına göre sanığın örgüte müzahir yayınları takip etmesi, örgüte ait kurumlarda öğreticilik yapması ve tamirat işleri yapması, örgütün Yalvaç yapılanmasına ilişkin şemada sanığa da yer verilmesi, HTS kayıtlarına göre örgüt üyeleri ile irtibat halinde bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemlerinin örgüt üyeliğine konu olabilecek derecede çeşitlilik arz etmediği, sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgütün amacına hizmet ettiği bir başka deyişle örgütün işleyişini kolaylaştırıcı faaliyette bulunduğu ve iddia makamının da mütalaasında bildirdiği üzere sanığın eylemlerinin iddianameye konu silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturmadığı, bu haliyle silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu ve sanığın bu suçtan cezalandırılması gerektiği şeklinde hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanığın örgüte müzahir yayınlara abone olmasının, müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla bu husus değerlendirme dışı bırakılarak sonuca etkili görülmemiştir. Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanığın mahkeme kabulünde yer alan ve dosya kapsamına yansıyan deliller itibariyle sanığın ByLock kullanıcısı olmadığı, örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan mahrem imam sıfatını haiz herhangi bir kişi ile irtibatının tespit edilmediği, örgüt tarafından gerçekleştirilen protestolara katılan şahıslardan olduğuna dair kayda rastlanmadığı, örgütle irtibatlı ve iltisaklı derneklerde/sendikalarda üyelik kaydına rastlanmadığı, HTS kayıtlarına ilişkin görüşmelerin örgütsel saikle yapıldığına dair herhangi bir tespitin yapılmadığı, Bank Asyada örgütün çağrı dönemlerinde hesap açtırıp para yatırmadığı ayrıca dinlenen tanıkların dosyaya yansıyan anlatımlarında sanık hakkındaki beyanlarının sanığın konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan ve örgüte yardım etme kastıyla hareket ettiğini gösteren faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, sanığın samimi ve istikrarlı savunmaları karşısında sanığın beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmaktadır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2018/2238 Esas, 2019/861 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.