Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/12005 E. 2025/26087 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/12005
Karar No
2025/26087
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2627 E., 2019/443 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1. Sanık ... hakkında; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 2. Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılması ile 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat, 3. a) Sanık ... hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca b) Sanık ... hakkında; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca c) Sanık ... hakkında; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 ve 8/A, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi gereğince kaldırılması ile herbir sanık hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyete ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının talebi yönünden ret, tüm sanıklar müdafilerinin talepleri yönünden onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bir kısım sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki aleyhe temyiz talebinin incelenmesinde; 06.03.2019 tarihinde bölge adliye mahkemesinde Cumhuriyet savcısının katılımıyla yapılan duruşma sonunda tefhim edilen hükmün, 07.03.2019 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesi uyarınca süre tutum dilekçesi verilmek suretiyle on beş günlük temyiz süresi içerisinde temyiz edildiği, gerekçeli kararın 15.04.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, ayrıntılı temyiz dilekçesinin 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinde belirtilen yedi günlük süreden sonra 30.04.2019 tarihinde verildiği anlaşılmakla sanıklar aleyhine yapılan temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında ve oluş, iddia ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların hukuki durumları değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan ........ terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı oldukları anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildikleri yönünde haklarında yeterli delil bulunmayan, ByLock kullanıcısı olmayan ve kod adı kullanmayan sanıkların, müzahir gazete abonelikleri, çocuklarını müzahir eğitim kurumuna gönderme, vakıf ve dernek üyelik kayıtları bulunmasından ibaret eylemlerinin örgütsel faaliyet olarak kabul edilmesi, tanık beyanları ve savunmalarına göre de örgütün nihai amacının kamuoyunca da anlaşılmaya başlandığı dönemden önce örgütsel içeriği tespit olunmayan dini sohbetlere katılım dışında herhangi bir örgütsel eylem ve faaliyeti tespit edilemeyen sanıkların, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdıklarına ve bankacılık işlemleri yaptıklarına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması ve de açılış tarihleri örgütsel talimat tarihinden önce olan ... hesaplarında gerçekleştirdikleri işlemlerin bankanın TMSF'ye devrinden sonra da devam eden rutin bankacılık işlemleri olmaları karşısında, mevcut şüphenin sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden sanıkların eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde; çeşitlilik, devamlılık, yoğunluk içeren yeterli örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilmesine ve bu eylemler nedeni ile örgüt üyesi olarak kabul edilmelerine yasal olanak bulunmadığı, dosyaya yansıyan mevcut deliller göz önünde bulundurulduğunda da sanıkların eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde olduğu gözetilmeden atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçundan tüm sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, Hukuka aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin bilgi için Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/12005, K. 2025/26087, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-12005-e-2025-26087-k-2cc19735ad54