Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/11405 E. 2026/7746 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11405
Karar No
2026/7746
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1008 E., 2019/653 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/20 E., 2018/143 K. SUÇ : Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme HÜKÜM : Sanıklar hakkında; TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1,TCK'nın 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak, ..., ..., ..., ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1,2,3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, ... hakkında CMK 223/2-e maddesi gereğince beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Dosya kapsamı ve aksi ispat edilemeyen savunmalara göre, darbenin planlama, organizasyon ve icrasını gerçekleştiren .../PDY silahlı terör örgütüne mensubiyeti ve örgütsel faaliyet kapsamında işlenen anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan önceden haberdar oldukları kanıtlanamayan .... Jandarma Komando Tugayı 3 ve 4. taburlarında bölük komutanı olarak görev yapan sanıkların, intikale katılan ... içerisinde olup, tugaydan hareket anından itibaren icrai hareketlerinin gerçekleştirilmesine başlanıldığına kuşku bulunmamakla birlikte, birliğin Ankara'ya intikal edeceği bilgisinin tugay ve tabur komutanları tarafından saklanmış olması, terörle mücadelede özel eğitilmiş ... içinde olmaları, kısa zamana kadar bölgede icra edilen meskun mahal operasyonları nedeniyle benzer şekilde gece operasyonlara çıkmış olmaları, Cizre ilçesinde polislerce durdurulması esnasında ve sonrasında ülkedeki askeri kalkışmaya destek mahiyetinde bir fiili ve sözlü hareketlerinin olmaması da gözetildiğinde, her zamanki gibi verilen emirleri uygulayarak işlenen fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz hataya düşürüldükleri, kusursuzluklarını ortadan kaldıracak, konusu suç teşkil eden bir olaya da karışmadıkları aksine konvoyda bulanan askerlere polis ile münakaşaya girmeyin, araçlardan inmeyin telkininde bulundukları, suça iştirak ve iradelerinin ve kasıtlarının bulunmadığı, bu suretle yetkili amir tarafından verilen ve yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan, hizmete ilişkin emrin ifasının maddi şartlarında kaçınılmaz bir yanılgıya düştüklerinin kabulü ile tüm sanıkların Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan cezalandırılmalarına ilişkin görüş bildiren tebliğnameye uyulmamıştır. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen mahkumiyet, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen beraat kararına karşı katılan T.C. ... vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan suçun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan T.C. ... vekilinin anılan suç yönünden hükmü temyiz yetkisi bulunmadığı ve sanık hakkındaki hükmün temyize konu olamayacağı dikkate alındığında, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE, Sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden verilen beraat kararına karşı, katılan T.C. ... vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna ilişkin yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; katılan T.C. ... vekilinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 maddesi gereğince temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen mahkumiyet, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen beraat kararlarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; A. Sanıklar ..., ..., ..., ... ile ilgili olarak; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, B. Ayrıca sanıklar ..., ... ile ilgili olarak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanıklar ..., ...'in örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, C. Tüm sanıklar ile ilgili olarak; 1. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, duruşmada sanıklar ve müdafiine okunup CMK'nın 217. maddesi uyarınca diyeceklerinin sorulduktan sonra hukuki değerlendirme yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemesi, 2. Sanıkların başkası adına oluşturulan operasyonel hat kullanıp kullanmadığının, operasyonel hat kullandığının belirlenmesi halinde bu hat ile örgütsel iletişim ağı ...'a dahil olup olmadığının ilgili birimlerden sorularak tespit edilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması; D. Kabul ve uygulamaya göre de; sanık ... ile ilgili olarak; Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... müdafileri ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/11405, K. 2026/7746, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-11405-e-2026-7746-k-da302ed3bf0d