Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/11308 E. 2025/25294 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11308
- Karar No
- 2025/25294
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/574 E., 2019/431 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 220/6-2. cümle, 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanıkların TCK'nın 314/3. ve 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2 maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verildiği, TCK'nın 314/3. ve 220/6. maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/81 esas, 2024/189 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği, Anayasa'nın 153/5. maddesinde Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğinin belirtildiği, bununla birlikte Yasakoyucu tarafından iptal edilen Kanun hükümleri bakımından yeni bir yasal düzenleme ihdas edilmediği; Anayasa'nın 38. maddesine göre kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan Kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı ve ceza normlarının ancak Kanunla konulabileceğinin belirtildiği, Anayasa normuna paralel şekilde suç ve cezada kanunilik ilkesinin düzenleyen TCK'nın 2. maddesinde Kanun'un açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamayacağı düzenlemesinin bulunduğu, yine ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasını düzenleyen TCK'nın 7. maddesinde de, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2023 tarihli, 2023/1-345 esas ve 2023/579 sayılı kararı ile 14.06.2023 tarihli, 2021/1-427 esas ve 2023/344 karar sayılı somut olaya benzerlik gösteren emsal nitelikteki kararlarında da Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrasında ortaya çıkan duruma ilişkin değerlendirmeler yapılmış, Anayasa'nın 38. maddesi ile TCK'nın 7. maddeleri gereğince iptal kararı sonrasında sanıklar lehine olarak ortaya çıkan durum dolayısıyla sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi maksadıyla hükümlerin bozulmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu açıklamlar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanıkların silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu işledikleri kabule edilerek TCK'nın 314/3. ve 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verildiği, TCK'nın 314/3. ve 220/6. maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/81 esas, 2024/189 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği, bununla birlikte Yasakoyucu tarafından iptal edilen Kanun hükümleri bakımından yeni bir yasal düzenleme ihdas edilmediği; dolayısıyla silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunun bağımsız bir suç olmaktan çıkartılmış olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının, bu dosyaya ilişkin temyiz incelemesi devam ederken verildiği ve sanıklar hakkında verilen hükümler kesinleşmeden önce iptal kararının yürürlüğe girdiği, Anayasa'nın 38. maddesi ile TCK'nın 2. ve 7. maddelerinde yer alan düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Kanun'un açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği gözetilerek Anayasa'nın 38. maddesi ve CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükümlerin, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.