Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/11299 E. 2023/394 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11299
- Karar No
- 2023/394
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/580 E., 2021/483 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ...’in duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal imkan bulunmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2017/142 Esas, 2021/18 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2021/580 Esas ve 2021/483 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; mahkemece esasa ilişkin savunma imkanı tanınmadığı, gerekçeli kararın hatalı olduğu, suçun unsurlarının oluşmadığı, kararın bozulması, sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve tahliyesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. B. Sanık ...'in temyiz istemi özetle; dosyada diğer sanıklara ek süre tanınırken kendisine ek süre tanınmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, adil yargılanma hakkının ve savunma hakkının ihlal edildiği, savunmalarının duruşma zaptına eksik girildiği, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması, tahliyesi, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; Sanığın ... ili sınırları içinde çalıştığı döneme ilişkin aleyhindeki iddiaların tamamının 17/25 Aralık 2013 tarihinden öncesine ait olduğu, sanığın ByLock veya benzeri uygulamalar kullanmadığı, sanığın Bank ...'ya örgüt liderinin çağrısı üzerine para yatırmadığı, firari olduğu gerekçesiyle tutukluluğunun devamına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve sanığın firarı konumunda olmadığı tebligatlardan bilgisi olmadığı, yakalama kararı olduğunu bilmediği, kararın bozulması, tahliyesi gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Sanık ... yönünden; sanığın mahkeme huzurundaki kovuşturma aşamasında yakalandığından beyanlarında yurt dışına gezi amaçlı gittiğini, örgüt üyesi veya yöneticisi olmadığını, bylock kullanmadığını, tanık beyanlarını kabul etmediğini ifade ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, sanık her ne kadar üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de mahkemece yapılan değerlendirmede sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank ...'ya para yatırması, hakkında iftira atmalarını gerektirir bir husumet bulunmayan ve birbirini destekler nitelikte olan tanık anlatımları kapsamında örgüt içerisinde sohbet faaliyetlerini organize etmesi, sanığın bir dönem Milas ilçe imamlığı (sorumluluğu) yapması, ByLock kullanıcısı olduğunun teknik veriler ile tespit edilmesi birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş olup örgüt hiyerarşisinde yer aldığını gösterir dosyada toplanan diğer delillere üstünlük tanınmış, tüm deliller ve gerekçelere göre sanığın ByLock kullanıcısı olduğu, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda talimata uygun Bank ...'ya para yatırdığı, Milas ilçe imamlığı görevini yaptığı, sohbet düzenlediği, bu nedenle rızası ile dahil olduğu FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediği ve örgüte hiyeraşik ve organik açıdan tam bir disiplin içinde bağlı kalarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği mahkemece sabit görülmüş, sanık hakkında TCK'nın 314/1inci maddesi uyarınca silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmış ise de sanığın, üstlendiği görev,emir ve talimat verme yetkisi ile sorumluluk alanı itibarıyla genele yayılmayan ve bağımsız hareket etme imkanı bulunmayan konumu, üstünde başkaca örgüt üyelerinin bulunduğu ve onların talimatı olmadan kendi inisiyatifiyle gerçekleştirebildiği faaliyetlerin olduğuna dair delillerin dosyada olmaması karşısında sanığın eylemlerinin örgüt yöneticisi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle sanığın eylemlerinin TCK'nın 314/2 inci maddesinde tanımlanan örgüt üyeliği suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve sanık hakkında neticeten 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir. 2.Sanık ... yönünden; çok uzun süre yakalamalı olarak aranan ve ancak kovuşturma aşamasında yakalanabilen sanık her ne kadar üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de mahkemece yapılan değerlendirmede sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank ...'ya para yatırması, hakkında iftira atmalarını gerektirir bir husumet bulunmayan ve birbirini destekler nitelikte olan tanık anlatımları kapsamında örgüt içerisinde sohbet faaliyetlerini organize etmesi, sanığın bir dönem Milas ilçe imamlığı (sorumluluğu) yapması, ByLock kullanıcısı olduğunun teknik veriler ile tespit edilmesi, ... kod adını kullanması birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş olup örgüt hiyerarşisinde yer aldığını gösterir dosyada toplanan diğer delillere üstünlük tanınmış, tüm deliller ve gerekçelere göre sanığın ByLock kullanıcısı olduğu, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda talimata uygun Bank ...'ya para yatırdığı, Milas ilçe imamlığı görevini yaptığı, sohbet düzenlediği, örgüt içesisinde bir dönem ... kod adını kullandığı, bu nedenle rızası ile dahil olduğu FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediği ve örgüte hiyeraşik ve organik açıdan tam bir disiplin içinde bağlı kalarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği mahkemece sabit görülmüş, sanık hakkında TCK'nın 314/1 inci maddelsi uyarınca silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmış ise de sanığın, üstlendiği görev,emir ve talimat verme yetkisi ile sorumluluk alanı itibarıyla genele yayılmayan ve bağımsız hareket etme imkanı bulunmayan konumu, üstünde başkaca örgüt üyelerinin bulunduğu ve onların talimatı olmadan kendi inisiyatifiyle gerçekleştirebildiği faaliyetlerin olduğuna dair delillerin dosyada olmaması karşısında sanığın eylemlerinin örgüt yöneticisi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle sanığın eylemlerinin TCK'nın 314/2 inci maddesinde tanımlanan örgüt üyeliği suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve sanık hakkında neticeten 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A.Her iki sanık bakımından suç tarihinin temadinin kesildiği iddianame tarihi olan “29.03.2017” olarak gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. B.Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. C.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği anlaşılmıştır. 1.Sanık ... yönünden; a) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütün gizli haberleşme ağı olan ByLock programını kullanan, örgüt liderinin talimatı ile bank asyada hesap açan, tanık anlatımlarına göre örgüt hiyerarşisinde Milas ilçesinin imamı olarak ifade edilen görevde bulunan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesi ve Dairemizin istikrar gösteren kararlarından da anlaşılacağı üzere; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmamıştır. 2.Sanık ... yönünden; a) Örgütün gizli haberleşme ağı olan bylock programını kullanan, örgüt liderinin talimatı ile bank asyaya para yatıran, tanık beyanlarına göre örgüt içerisinde diğer sanık A.D.'den önce Milas ilçesinin imamı olarak ifade edilen görevde bulunan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesi ve Dairemizin istikrar gösteren kararlarından da anlaşılacağı üzere; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2021/580 Esas ve 2021/483 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.