Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/10595 E. 2023/3804 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10595
- Karar No
- 2023/3804
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
D U R U Ş M A T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak mahkumiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 29 Kasım 2018 tarihli temyiz ve süre tutum dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza miktarı itibariyle yasal şartları taşımadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2018/18 Esas, 2018/214 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 53, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/154 Esas, 2018/215 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 62, 53, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Kararın, kanunsuz suç ve ceza uygulaması olduğuna, 3.İstinaf Mahkemesince atılı eylemlerin nitelikleri, delillerin değerlendirilmesi, suçun sübutu ve yasa hükümlerinin uygulanmasında açıkça yanılgıya düşüldüğüne, 4.Sanığın her türlü şüpheden uzak delillere dayalı olarak değil, istihbari şüpheye dayalı olarak cezalandırıldığına, 5.Sanığın ByLock kullanığı tespiti gerçeğe aykırı, istihbari şüphe olduğuna, 6.Bank Asyada hesabının olmasının, çocuğunu okula göndermesinin suç sebebi olmadığına, 7.Sanığın geçmişte iletişim kurduğu kişiler hakkında sonradan soruşturma ve kovuşturma yapılmış olmasından sanık aleyhine suç üretilmesinin vahim hukuk hatası olduğuna, 8.Etkin pişmanlıktan yararlanan, usul ve yasaya uygun olarak dinlenmeyen bir tanığın görgüye dayalı olmadığı mahkemece de kabul edilen beyanlarının hükme esas alınamayacağına, 9.Sanığın ilişkiye geçmemiş olmasının cezalandırma sebebi sayılmasının hukuk düzeninde yeri olmadığı gibi akıl ve mantıkla bağdaşan bir yönü de bulunmadığına, 10.Dava dosyasında tanık olmayan ve dinlenmeyen garson adılı gizli tanığın bir başka soruşturma dosyasındaki sanıkla ilgisi olmayan beyanları ile kim tarafından, ne zaman ve hangi amaçla hazırlandığı bilinmeyen, dava dosyasına orijinal bir kopyası da getirtilmemiş olan dijital verilerinin hükme esas alınmasının açıkça hukuka olduğuna ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın ByLock programını kullandığının tespit edildiği, BTİK'nın yapmış olduğu tespitte sanığın üzerine kayıtlı olan ve sanığın kendi kullanımında olduğunu belirttiği telefon hattından ByLock serverlerine bağlantı yapıldığının belirtildiği, söz konusu CGNAT(HIS) sorgusunda sanığın 0 505 (...) (..) (..) hat ile 56.967 defa ByLock serverlerine bağlantı sağladığı, her ne kadar sanığın ByLock hesabına ilişkin bilgilere ve ByLock tespit değerlendirme tutanağına ulaşılmış ise de mesaj içeriklerinin bulunmadığı, söz konusu bilgilerin kısmen kurtarıldığı, sanığın bilgilerinin de kurtarılamamış olabileceği, sanığın inkarı karşısında telefonundan ByLock serverlerine bağlantı yapıldığının kesin olarak tespit edildiği, tüm bu hususular bir arada düşünüldüğünde sanığın ByLock programını kullandığına dair mahkememizde vicdani kanaatın hasıl olduğu, sanığın savunmalarının birçok ByLock kullanıcısının yapmış olduğu savunmalar ile benzerlik taşıdığı, bu itibarla sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına mahkememizce itibar edilmediği, ByLock kullanımının yukarıda belirtildiği gibi örgüt üyeliği için kesin delil teşkil ettiği, sanığın örgütün finans kurumunda bireysel emeklilik hesabının olduğu, haklarında benzer suçlamalar olan birçok kişinin örgüt lideri talimatı sonrasında bankasyada bireysel emeklilik hesabı açtırdığının tespit edildiği, sanığın benzer şekildeki hareketinin örgüt liderinin talimatı sonrası örgüte yardım etmek amaçlı olduğunun değerlendirildiği, sanığın hakkında silahlı terör örgüte üye olma suçundan işlem yapılan ve haklarında ByLock kullanıcısı olduğu iddiası bulunan birçok kişi ile iletişiminin olduğu, benzer dosyalarda da buna benzer şekilde örgüt üyelerinin, özellikle ByLock kullanıcıların kendi aralarında birçok iletişiminin olduğunun tespit edildiği, sanığın çocuğunu örgüte iltisaklı eğitim kurumlarına gönderdiğini, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla soruşturma olan tanık İ.T.ın ifadesinde sanığın cemaat sohbetlerine katıldığını beyan ettiği, cemaate mensup kişiler arasında sanığı da saydığı, tanığın sanığın iş arkadaşı olduğu, sanığı suçlaması için aralarında herhangi bir husumetin bulunmadığı, ayrıca tanığın etkin pişmanlıktan yararlandığı, ifadelerinde samimi olduğunun mahkememizce değerlendirildiği, tanığın etkin pişmanlıkta bulunduktan sonraki ifadelerinin tutarlı olduğu, örgütün hücre yapılanması halinde örgütlendiği, sohbet gruplarının 3-5 kişilik gruplardan oluşturulduğu ve farklı sohbet gruplarının birbirini görmediği, bu sebeple tanığın görgüye dayalı beyanının olmamasının normal olduğu, uzun süre aynı yerde çalışan kişilerin birbirlerini tanımasının hangi gruptan olduğunu bilmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, tanığın beyanlarına bu sebeplerle itibar edilmesi gerektiği, bu hususların ByLock delili ile birlikte düşünüldüğünde sanığın örgüt üyeliğine işaret ettiği, örgütün emniyet ve askeriye içinde çok gizli bir şekilde örgütlendiği, bu gizliliği koruyabilmek için örgüt mensuplarının diğer örgüt üyelerinden farklı davranabildiği, bu konumlarını koruyabilmek için örgüte ait hiçbir kurum ve kurulu ile iletişime geçmedikleri, ilişki kurmadıkları, kurulan ilişkileri iptal ettikleri, tüm bu deliller bir arada düşünüldüğünde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Somut olayda sanığın örgüt içerisindeki posizyonunun yöneticilik vasfında ve mahiyetinde olmadığı, silahlı terör örgütü üyeliği boyutunda kaldığından kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediği, ancak ilk derece mahkemesince sanık hakkında TCK'nın 62 nci maddesinin somut olguya dayalı olmaksızın uygulanmadığı, dosya kapsamından ve mahkeme gerekçesinden TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmasına engel bir olguya rastlanılmadığı görülmekle TCK'nın 62 nci maddesinin sanık hakkında 1/6 oranında uygulanması suretiyle hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; sanığın çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesinin ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede, Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenmekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/154 Esas, 2018/215 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Amasya Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde karar verildi.