Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2013/18409 E. 2013/27832 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2013/18409
Karar No
2013/27832
Karar Tarihi

Eşe karşı kasten yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2,86/3-a ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/07/2009 tarihli ve 2008/493 Esas, 2009/480 sayılı Kararını müteakip, 09.08.2011 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle Eskişehir 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.02.2012 tarihli ve 2011/695 Esas, 2012/83 sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verilip, kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince yapılan ihbar üzerine, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-a, 86/3-e, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 7 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.03.2013 tarihli ve 2008/493 Esas, 2009/480 sayılı ek Kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 08.05.2013 tarih ve 2013/7571-30001 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.05.2013 tarih ve 2013/165272 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; 1) Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.03.2012 tarihli ve 2012/1845-3627 sayılı ilamında belirtildiği üzere; hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hüküm ilk şekliyle açıklanır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay'ca yapılacak inceleme sonucunda giderilir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanıklar hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde prensip olarak mahkemece bir değişiklik yapma imkanı bulunmamaktadır. Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanık bakımından ise, yerine getiremeyiş sebebi başta olmak üzere durumu değerlendirilip cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin yeni bir hüküm kurulabilir. Somut olayda da, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki 24.07.2009 tarihli hükmün açıklanması ile yetinilmesi yerine, CMK'nin 231/11. maddesinde tanımlanan hükme uymayacak biçimde yazılı şekilde uygulama yapılarak açıklanan hükmün, açıklanması geri bırakılan hükümden farklı bir ceza ve uygulamayı içermemesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 2) Sanığın eşine karşı işlemiş bulunduğu kasten yaralama suçundan dolayı hakkında 5237 sayılı Kanunun 86/2. maddesi uyarınca tayin olunan temel ceza üzerinden aynı kanunun 86/3-e, 86/3-a maddeleri uyarınca iki kez artırım yapılmış ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/3. maddesinde öngörülen hallerden birden fazlasının aynı anda gerçekleşmesi durumunda, söz konusu maddeye göre bir kez artırım yapılması gerektiği cihetle,sanığın eşini silahla kasten yaralamak şeklindeki eylemi sebebiyle, anılan kanunun 86/2. maddesi gereğince verilen 4 ay hapis cezasının, aynı kanunun 86/3. Maddesi gereğince iki kez artırılmak suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile eşi mağdureye karşı gerçekleştirmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 86/3-a ve 86/3-e maddelerinden iki kez artırım yapılamayacağı gibi temel ceza belirlenirken alt hadden uzaklaşılarak uygulama yapılması gerektiğinden; Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden; Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.03.2013 tarih ve 2008/493 Esas, 2009/480 sayılı ek Kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2013/18409, K. 2013/27832, T. 03.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2013-18409-e-2013-27832-k-103e7b53ff25