Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2012/28834 E. 2012/37199 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2012/28834
Karar No
2012/37199
Karar Tarihi

Yaralama suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 87/3, 29/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına dair, Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/07/2010 tarihli ve 2009/336 esas, 2010/188 sayılı kararına karsı sanık müdafii tarafından yapılan itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 08/04/2011 tarihli ve 2011/589 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 30.07.2012 tarih ve 2012/12482-44689 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.08.2012 tarih ve 2012/211029 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Sanık müdafiince sanığın beraat etmesi gerektiği yönünde itirazda bulunulması üzerine Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesince, sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediği sorulmadığı ve şikayetçinin zararının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığı gerekçeleriyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; sanık müdafiinin 28/07/2010 tarihli oturumda mahkeme tarafından sorulması üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini istediği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurlunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6. fıkrasının (c) bendinde belirtilen zararın, maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, ancak söz konusu maddi zararın da hâkimin basit bir araştırma ile saptayabileceği zarardan ibaret bulunduğu, manevi zarar ile fazlaya ilişkin maddi zararlar için hukuk mahkemesinde dava açmanın mümkün bulunduğu, somut olayda mağdurun dosyaya yansıyan bir zararının bulunmadığı anlaşılmakla itirazın açıklanan sebeplerle reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nun 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu ile ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları, yasa yolu merciince yapılacak incelemenin yöntemi (duruşmalı mı, yoksa evrak üzerinde mi) ve kapsamının ne olacağı açıkça belirlenmiştir. Buna göre ; A) Suça ilişkin koşullar; 1) Yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmeli ve hükmolunan ceza ise iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olmalıdır. 2) Suç, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılâp Yasalarında yer alan suçlardan bulunmamalıdır. 3) 01.03.2008 tarihinden itibaren işlenen suçlarda ise, suçun ayrıca 3713 sayılı Yasa ile 1632 sayılı Yasa kapsamında yer alan suçlardan olmaması gerekmektedir. b) Sanığa ilişkin koşullar; 1) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, 2) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi, 3) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması, gerekmektedir. Tüm bu koşulların bulunması halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve sanık beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacaktır. Ayrıca suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği belirlenmiştir. Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesince 28.07.2010 tarihli ve 2009/336 esas, 2010/188 sayılı kararına konu olayda katılan sanık ...'nın katılan sanık Zeki Karamanın burun kemiğinde ve dişlerinde kırık oluşturacak şekilde yaralanmasına neden olduğundan dolayı 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 87/3, 29/1, 62/1. Maddelerinden cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir. Sanığın bu eylemi nedeniyle katılanda meydana getirdiği kırığın neden olduğu hastane masraflarını düşünecek olduğumuzda bir maddi zarara neden olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Mahkemece sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231/5. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için yukarıda anılan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği şekilde suça ve sanığa ilişkin koşulların tamamının birlikte bulunması gerektiği düşüncesi ile; sanığın suç dolayısıyla meydana gelen herhangi bir maddi zararı giderip gidermediği değerlendirilmeden yalnızca sabıkasız geçmiş ve bir daha suç işlemeyeceğine dair oluşan olumlu kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan bu nedenlerle sanık savunmanının itirazı üzerine merciince verilen ve kanun yararına bozmaya konu edilen Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2011 ... ve 2011/589 değişik iş sayılı kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden bu yöndeki talebin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2012/28834, K. 2012/37199, T. 07.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2012-28834-e-2012-37199-k-c6142abd2f07