Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/3953 E. 2026/6977 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3953
- Karar No
- 2026/6977
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3259 E., 2019/708 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz isteminin reddi İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2025 tarihli ve 2025/13475 Esas, 2025/20945 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.02.2026 tarihli ve 2-2025/117358 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinin 2. cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin 08.07.2019 tarihli temyiz dilekçesinde"yargılamanın eksik inceleme neticesinde nihayete erdirilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine" ifadelerine yer vererek, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmediği ve maddi hukukla ilgili normların tatbikinde de isabet bulunmadığına işaret ettiğinden bahisle bu doğrultuda anılan dilekçedeki ifadelerin maddi hukuka aykırılık iddiasının varlığı bakımından yeterli bir temyiz nedeni olarak değerlendirilmesi, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde bir temyiz nedeninin bulunduğu kabul edilerek temyiz isteminin kabulü ile dosyanın esastan incelenmesi ve buna göre mahkûmiyet hükmünün Tebliğnamede belirtilen görüş doğrultusunda ONANMASINA karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2018/3259 Esas, 2019/708 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından 08.07.2019 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.06.2025 tarihli noksan ikmali kararı uyarınca, mahallince sanık müdafiine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunması yönündeki ihtarın 27.09.2025 tarihinde yapıldığı, ancak sanık müdafiinin herhangi bir ek temyiz dilekçesi sunmadığı ve bunun üzerine Dairemizin 26.11.2025 tarihli kararı ile sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE karar verildiği belirlenmekle; Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık müdafiinin 08.07.2019 tarihli temyiz dilekçesinde "yargılamanın eksik inceleme neticesinde nihayete erdirilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine" ifadelerine yer vererek, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmediği ve maddi hukukla ilgili normların tatbikinde de isabet bulunmadığına işaret ettiğinden bahisle bu doğrultuda anılan dilekçedeki ifadelerin maddi hukuka aykırılık iddiasının varlığı bakımından yeterli bir temyiz nedeni olarak değerlendirilmesi, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde bir temyiz nedeninin bulunduğu kabul edilerek temyiz isteminin kabulü ile dosyanın esastan incelenmesi ve buna göre mahkûmiyet hükmünün Tebliğnamede belirtilen görüş doğrultusunda ONANMASINA karar verilmesi gerektiği belirtilerek İTİRAZ kanun yoluna başvurulmuş ise de; sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan ve 08.07.2019 tarihli olup içeriğinde, "Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılama eksik inceleme neticesinde nihayete erdirilmiş ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. Usul ve yasaya aykırı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmak sureti yeniden yargılama yapılarak sanığın lehine hükümlerin uygulanması gerekmektedir." ifadelerine yer verilen temyiz dilekçesinde, Kanunun aradığı manada temyiz sebeplerinin bulunmadığı değerlendirildiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1- Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ REDDİNE, 2- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden, 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.