Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/3347 E. 2026/9305 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3347
- Karar No
- 2026/9305
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1233 E., 2021/2801 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
I- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/1233 Esas, 2021/2801 Karar sayılı kararının sanık ... ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık ...'nin, hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/1233 Esas, 2021/2801 Karar sayılı kararının sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığa Dairemizin 01.10.2025 tarihli ve 2023/12699 Esas, 2025/17071 Karar sayılı kararı uyarınca, temyizin gerekçeli yapılması gerektiği, aksi takdirde talebin reddedileceğine dair ihtaratın yapıldığı da nazara alındığında, hırsızlık suçundan verilen karar sanık tarafından temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
III- Sanıklar müdafilerinin sanıklar hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, beraat kararı verilmesi gerekirken kararın düzeltildiği, kararın eksik inceleme ile verildiği, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, eksik inceleme ile karar verildiği, usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığın suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın ikrarının tek başına yeterli delil sayılamayacağı, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesinde yer alan yasal zorunluluk nedeniyle müdafinin hazır bulunduğu oturumda karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık ... müdafiinin mazeret dilekçesi vermesi üzerine, duruşma ertelenmeden veya başka bir müdafii de görevlendirilmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2- Hüküm tarihinde .....Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan ve herhangi bir şekilde duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmayıp, duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutulmasına dair ya da 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesinin 5. fıkrasına göre verilmiş bir karar olmayan sanık ...'nin duruşmaları kendiliğinden takip etme olanağı bulunmadığından, duruşmada hazır bulundurulması ya da SEGBİS ile duruşmaya katılımının sağlanması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.