Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6163 E. 2026/9761 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6163
Karar No
2026/9761
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/383 E., 2023/253 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme

Sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Suç tarihi itibarıyla 15 yaşını doldurup 18 yaşını tamamlamayan suça sürüklenen çocukların eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 31/3. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezaların üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66/1-d, 66/2. maddeleri uyarınca 10 yıl olağan, 15 yıl olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabii olduğu ve zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşıldığından, Tebliğname'deki zamanaşımı nedeniyle düşme isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. I. Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından; suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, 1- Sanık hakkında Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2014 tarihli ve 2013/185 Esas, 2014/134 Karar sayılı kararıyla hırsızlık suçundan hükmolunan 6 ay 20 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesine karşın; bozma sonrası kurulacak hükümde gözetilmesi gereken 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine göre, infaz aşamasında koşullu salıverilme süresine eklenecek miktar bakımından bozma öncesi verilen kararda tekerrüre esas alınan, aynı ilama konu konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen 5 ay hapis cezasının esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Önceki hükmün sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanık ve suça sürüklenen çocuğa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine "Sanığın adlî sicil kaydına esas Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2014 tarihli ve 2013/185 Esas, 2014/134 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu nedeniyle hükmolunan 6 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınarak 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince sanığa hükmolunan cezanın birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gözetilerek 5 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine" ibaresinin eklenmesi; yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine ''Bozma ilamı lehe olduğundan bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerine bırakılmasına'' cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde Suça sürüklenen çocuğun bozma öncesi yargılamada müdafii eşliğinde alınan savunmasının 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesine aykırı olarak talimat mahkemesince alınması nedeniyle geçersiz olduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında 18 yaşını doldurmuş olduğu anlaşılmış ise de, müdafii istemediğine ilişkin herhangi bir beyanı olmayan suça sürüklenen çocuk için 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca zorunlu olarak görevlendirilen müdafiinin görevinin hüküm kesinleşinceye kadar devam ettiği gözetildiğinde, savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/6163, K. 2026/9761, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-6163-e-2026-9761-k-3da46e575546