Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/3177 E. 2026/9089 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3177
- Karar No
- 2026/9089
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/324 E., 2023/850 K. SUÇ : Hırsızlık SUÇ TARİHLERİ: 15.09.2022, 16.09.2022, 17.09.2022 İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2026 tarihli ve KYB-2026/17939 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/2-35 esas, 2021/473 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Gece vakti nitelikli hırsızlık suçundan yargılanan sanıklar ... ve ...’a, suçun nitelikli hâli dikkate alınmak suretiyle zorunlu müdafi atanması gerektiği sonucuna ulaşılmakla birlikte, yargılama ve hüküm tarihi itibarıyla Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairece, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zorunlu müdafi atanması için suçun temel şekli bakımından öngörülen hapis cezasının alt sınırının gözetilmesi gerektiğinin kabul edildiği, bu bağlamda suçun nitelikli hâlleri de dikkate alınarak müdafi atanması hususundaki Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya Daire içtihatlarındaki değişimin sanıkların yargılanıp hükümlerin kesinleştiği tarihten sonraki kararlarla değiştiği, mahkeme içtihatlarındaki değişimlerin ise olağanüstü kanun yollarına başvurma hakkı tanımadığı kabul edilmelidir...” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca, sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında; 15.09.2022, 16.09.20 22... .09.2022 olan suç tarihlerinden, yalnızca 15.09.2022 tarihinin suç tarihi olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul edilmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, hükümlüye yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-e ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca hükümlüye zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle hükümlünün savunma hakkı kısıtlanıp hırsızlık suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Samsun 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2023 tarihli ve 2023/324 Esas, 2023/850 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.