Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/2702 E. 2026/11595 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2702
- Karar No
- 2026/11595
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2706 E., 2025/3823 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Dairemizin 18.12.2024 tarihli 2023/193 13... /20315 Karar sayılı kararıyla "Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2019/1197 Esas, 2021/465 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları bakımından zorunlu müdafii tayin edilmesi gerektiği nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2019/1197 Esas, 2021/465 Karar sayılı kararının bozmaya ilişkin kısmı ile bozma kararı üzerine verilen Kayseri 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/228 Esas, 2021/632 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiğinden" hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma sonrasında taraflar çağrılarak ve duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda verilen kararda her ne kadar "Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 18.12.2024 tarih, 2023/19313 Esas ve 2024/20315 Karar sayılı bozma kararına CMK'nın 307/3.maddesi gereğince DİRENİLMESİNE," şeklinde karar verilmiş ise de, bozma sonrasındaki yargılamada, duruşma açıldığı ve sanığın zorunlu müdafii huzurunda savunmasının da alındığının anlaşılması karşısında, eylemli uymanın söz konusu olduğu belirlenerek yapılan inceleme sonucu Tebliğnamedeki bozma yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozma üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin; dosya kapsamında cezalandırmaya yeter somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz isteminin ise; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik dosyada hiçbir somut delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşarak hüküm tesis edildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adiye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.