Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/2370 E. 2026/12085 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2370
- Karar No
- 2026/12085
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1752 E., 2022/2480 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "müvekkilinin yargılamanın her aşamasında olayla ilgili gerçekleri samimi bir şekilde hiçbir gerçeği saklamadan söylediğine, müvekkilinin hırsızlık kastıyla hareket etmediğine, eyleminin hırsızlık olarak nitelendirilmesini kabul etmediklerine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilinin kendi beyanı ile belirttiği üzere yalnızca katılana ait arabayı alıp sürdüğüne, evlerine girmediğine ve evden herhangi bir şey çalmadığına, kaldı ki aksini belirtir delilin de dosyada bulunmadığına, atılı suçların oluşmadığına, yalnızca katılanların soyut beyanları ile hüküm kurulmasının yasaya ve ceza hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğuna, dosyada müvekkilinin suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli somut ve kesin bir delil bulunmadığına, bu nedenle müvekkilinin atılı suçtan dolayı beraatine karar verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2011 tarihli ve 2010/70 Esas, 2011/67 Karar sayılı kararındaki ceza miktarı 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası olduğu hâlde, anılan ilâmdaki ceza miktarının sehven 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.