Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/9125 E. 2026/11429 K. – Konut Dokunulmaz

Konu: Konut Dokunulmazlığının İhlâli

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/9125
Karar No
2026/11429
Karar Tarihi
Konu
Konut Dokunulmazlığının İhlâli

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/883 E., 2024/967 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması gerektiği, sanık hakkında, üzerine atılı konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2019/600 Esas, 2020/313 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 5 yıllık denetim süresine hükmedildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 25.09.2023 tarihinde işlediği ileri sürülen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2024 tarih ve 2024/747 Esas, 2024/851 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün 17.09.2024 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle önceki hükmün açıklanması için ihbarda bulunulduğu; katılanların yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın doğrudan MERNİS adreslerinde tebliğ edildiği ve bu şekilde yapılan tebliğ işlemlerinin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik kararın usulünce kesinleşmediği ve kararda öngörülen 5 yıllık denetim süresinin başlamadığı belirlenmekle hükmün açıklanması şartları oluşmadığı halde yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/9125, K. 2026/11429, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-9125-e-2026-11429-k-722efa22d9f3