Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/15264 E. 2026/6064 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/15264
Karar No
2026/6064
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1714 E., 2021/2134 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

I- Sanık müdafiinin tüm suçlara yönelik, suçtan zarar gören vekilinin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve kamu malına zarar verme suçlarından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 16.09.2021 tarihli ve 2021/1714 Esas, 2021/2134 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin ve suçtan zarar gören vekilinin temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve suçtan zarar gören vekilinin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve kamu malına zarar verme suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, Hırsızlık suçu bakımından ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafiinin yokluğunda verilen ve 02.10.2021 tarihinde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; Dairemizin 28.04.2025 tarihli tevdi kararı üzerine, 06.09.2025 tarihinde ihtaratlı tebliğ işlemi yapılmasına rağmen, aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II- Suçtan zarar gören vekilinin hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin "5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca Milli Eğitim Bakanlığın yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğuna, Milli Eğitim Bakanlığına kovuşturma evresinde yöntemine uygun şekilde aynı Kanun'un 234/1-b-1. maddesi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığına ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığına, sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Hırsızlık suçundan katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve bu itibarla duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığının gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233. ve 234. maddelerine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için dosyanın Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/15264, K. 2026/6064, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-15264-e-2026-6064-k-117b62e42824