Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/7526 E. 2026/8308 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7526
- Karar No
- 2026/8308
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3806 E., 2025/9 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak, yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin; "Sanığın kendi aleyhinde verdiği ve tanıklar vasıtasıyla dosyaya aktarılan bilgilerin maddi gerçeği ne derece yansıttığı hususunda mahkemece ayrıca bir değerlendirme yapılmadığına, karar duruşmasında sanığa SEGBİS ile bağlanılarak savunmasının alınmasının savunma hakkının ihlâli niteliğinde olduğuna, sanığın parmak izlerinin alınmadan hüküm kurulduğuna, sanık hakkındaki davaların birleştirilerek tek hüküm kurulması gerektiğine, eksik inceleme ve araştırmayla varsayıma dayalı olarak karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin tatbik edilmesi gerektiğine ve müvekkili hakkında verilen cezanın yerinde olmadığına", katılan vekilinin temyiz isteminin; "Kamu zararı ölçütünün ağırlığı gözetilmeden yerel mahkemece alt sınırdan ceza tayin edildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 142/5, 143/1. ve 43. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 17... gün hapis cezasından, aynı Kanun'un 62/1. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılırken 6 yıl 12... gün hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 7 yıl 10 gün hapis cezasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında " 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h,142/5, 143/1. ve 43. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 17... gün hapis cezasından, aynı Kanun'un 62/1 maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 6 yıl 12... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.