Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/14649 E. 2026/7291 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/14649
- Karar No
- 2026/7291
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/697 E., 2025/1970 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, kolluk evrakı ile beyanlar arasında çelişki bulunduğuna, mahkemece yeterli değerlendirme yapılmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yakalama tutanağına göre, sanığın hırsızlık eyleminin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dairemiz bozma kararı sonrasında mahkemece sanığa müdafii atandığı ve sanığın savunmasının müdafii ile birlikte alındığı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.03.2023 tarihli, 2022/3-499 Esas ve 2023/146 Karar sayılı kararında "... müdafisi ile birlikte katıldığı sonraki celselerde savunma yapma imkânına sahip olduğu ve esas hakkındaki mütalaaya karşı da müdafisi ile birlikte savunma yaptığı anlaşılmakla savunma hakkının kısıtlanmadığının" kabul edildiği de gözetilerek; Tebliğname'nin sanığın savunmasının kısıtlandığına dair bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyete dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye aykırı olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.