Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/8112 E. 2026/12349 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/8112
Karar No
2026/12349
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4327 E., 2024/997 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, istinaf ilamına göre sanığın adli sicil kaydına işlenecek netice cezası 4 yıl 7 ay hapis olmakla birlikte bu hapis cezasının 1 yıl 6 ay 22 günü infaz edilecektir. Sanık hakkında ceza miktarı yönünden kazanılmış hak ilkesi uygulanması ve bu doğrultuda infaz işine karışılmadan sanığın netice cezasının 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası olarak belirlenmesi gerektiği hâlde; mahkemece infaz miktarı yönünden kazanılmış hak şeklinde bir kanıya varılarak sanığın hapis cezasının neticeten 4 yıl 7 ay hapis cezası olarak belirlenip bu hapis cezasının da 1 yıl 6 ay 22 gün üzerinden infazına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, sanığın istinaf ettiği husus bakımından sanık aleyhine ceza artırımının hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu, sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin ise, sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik eylem sebebi ile yapılan yargılama ve kurulan hükmün 30.06.2022 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile incelenmesi sonrası suçun işlendiği ... ... isimli iş yerinde iş yeri sahibi ve hükme konu şikâyetçi ...'a yönelik eylem dışında şikâyetçi ...'e yönelik olarak da ayrıca bir hırsızlık suçunun işlendiği iddiasıyla açılmış kamu davasının olduğu, bu dava dosyasının istenip mümkünse birleştirilerek değerlendirmenin birlikte yapılmasına ilişkin bozma kararı verildiği, bu bozma kararı içeriğinden de anlaşılacağı şekilde şikâyetçi ...'e yönelik eylemin daha önce bir hükme konu olmadığı, kanun yolu incelemesi, aleyhe bozma yasağı gibi değerlendirmelerin yapılmasına uygun bir aşamaya ulaşmadığı, bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde de ifade edildiği gibi şikâyetçi ...'e yönelik eylem nedeni ile şikâyetçi ...'a yönelik önceki hüküm ve incelemeye konu olan eylemin İlk Derece Mahkemesince "Mahkememiz dosyası ile birleşen dosyanın sadece sanık müdafii tarafından istinaf edildiği ve sanık aleyhine karar verilemeyeceği düşünülmüş ise de, sanığın mahkememiz dosyasındaki eylemi ile birlikte tek eylem kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmesi ve mahkememiz dosyasının aleyhe değerlendirme yasağı dışında kalması sebebiyle bozma öncesi Bursa 33. Asliye Ceza Mahkemesince hırsızlık suçu yönünden hükmolunan netice ceza ile bağlı kalınmadığı" değerlendirilmekle kazanılmış hakkında söz konusu olmayacağı şeklinde yerinde tespit ile sonuç olarak 4 yıl 7 ay hapis cezasına hükmedildiği gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede aleyhe bozma yasağı müessesesine hatalı anlam yüklemek suretiyle ""Aleyhe istinaf bulunmaması nedeniyle sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 283/1. maddesi uyarınca, sanık hakkında hükmolunan 4 yıl 7 ay hapis cezasının 1 YIL 6 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI üzerinden infazına," ve "Aleyhe istinaf bulunmaması nedeniyle sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, sanığın Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/247 Esas ve 2013/377 Karar sayılı ilamı ile TCK'nın 58/2-b maddesi gereğince mükerrir olduğu anlaşıldığından, sanığa verilen cezanın TCK'nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," şeklinde hüküm kurulması suretiyle sonuçta eksik ceza tayinine yol açılmış ise de; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin de aleyhe olmaması gözetilerek aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/8112, K. 2026/12349, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-8112-e-2026-12349-k-f3617455aad0