Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/7279 E. 2025/3118 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7279
- Karar No
- 2025/3118
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1267 E., 2024/864 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ''zamanaşımı süresinin dolmadığına '' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 144/1-b, 151/1, 116/2 ve 53.maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile 10.04.2014 tarihinde iddianame tanzim edilerek kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesi sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve denetim süresi içerisinde duran zamanaşımı süresinin 12.02.2019 tarihinde işlediği suç sebebiyle tekrar işlemeye başladığı ve açıklanan hükmün istinaf edilmesi üzerine 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesiyle Bölge Adliye Mahkemelerine verilen yasal yetki sınırlarından dışarı çıkmak suretiyle, ayrıca iddianamenin hangi sebeple hangi merci tarafından değerlendirme konusu yapılabileceğine ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 174. Maddesinde düzenlenen çerçeve de gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesince 25.04.2022 tarih 2021/1529 Esas 2022/895 Karar sayılı kararı ile "Sanık hakkında dava açılan iddianamede yüklenen ve suç olduğu kabul edilen eylemin ne olduğu, müştekinin işyerinden ne alındığı ve atılı suçların ne şekilde oluştuğu Cumhuriyet savcısı tarafından açıklanmadığından bu belgenin eylemler açıklanmadığı için suç yükleme niteliğinde sayılamayacağı dolayısıyla anılan belgenin hukuken iddianame niteliğinde olmadığı" belirtilip bozma kararı verilmesi üzerine ilk derece mahkemesince suç duyurusunda bulunulup açılan dava ile birleştirilmesi neticesi verilen kararın tekrar istinaf edilmesi üzerine bu defa Bölge Adliye Mahkemesince, suç tarihinden, bozma sonrası düzenlenen 05.06.2023 tarih ve 2023/2689 sayılı iddianameye kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşme kararı verildiği anlaşılmakla; yukarıda açıklanan 5271 sayılı CMK'nın 174 ve 280. Maddeleri de dikkate alındığında 10.04.2014 tarihli iddianamedeki eksik hususların açıklanması mahiyetinde olan 05.06.2023 tarih ve 2023/2689 sayılı mükerrer şekilde düzenlenmesi durumu ortaya çıkan iddianamenin, zamanaşımı süresine etkisinin olmayacağı gibi öncesinde yapılan işlemlerin de yok hükmünde değerlendirilemeyeceği gözetilmeden esas hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile düşme kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.