Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/5321 E. 2025/2240 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5321
- Karar No
- 2025/2240
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/693 Değişik iş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 01.03.2024 tarihli ve 2023/108479 Soruşturma, 2024/18169 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2024 tarihli ve 2024/348 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2024 tarihli ve 2024/693 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.03.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 2024/18182 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94346 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94346 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2024 tarihli kararı ile ''...Her ne kadar şüpheliler hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01/03/2024 tarih 2023/108479 Soruşturma, 2024/18169 Esas ve 2024/13943 sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında 213 sayılı yasanın 359/b maddesinde ve sanık ... hakkında 359/a-2 maddesinde düzenlenen suçlardan kamu davası açılmış ise de; şüphelilerin soruşturma aşamasında alınan beyanında iddianameye konu şirketin kendilerine ait olmadığını beyan etmeleri karşısında şüphelilerin imza yazı örneklerinin alınarak şirket kuruluş evraklarındaki imzaların şüphelilere ait olup olmadığının şirketi şüphelilerin kurup kurmadığı tespit edilmesi, bu eksiklikler yerine getirildikten sonra hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiği..." şeklindeki gerekçe ile iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan , "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Şüpheliler hakkında sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına ilişkin soruşturma dosyasında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 08/03/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2024 tarihli ve 2024/348 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...şüphelilerin soruşturma aşamasında alınan beyanında iddianameye konu şirketin kendilerine ait olmadığını beyan etmeleri karşısında şüphelilerin imza yazı örneklerinin alınarak şirket kuruluş evraklarındaki imzaların şüphelilere ait olup olmadığının şirketi şüphelilerin kurup kurmadığı tespit edilmesi, bu eksiklikler yerine getirildikten sonra hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden..." bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.03.2024 tarihli ve 2023/108479 Soruşturma, 2024/18169 Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 08.03.2023 tarihli ve 2023-(2014-1030)/10 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, Alemdağ Vergi Dairesi Müdürlüğünün 165 067 5000 vergi kimlik numaralı mükellefi ... Metal İnşaat Elektrik Asansör Temizlik ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli ... ile bu şüpheliye iştirak ettiği bildirilen şüpheli ...'in, 2021 takvim yılında sahte fatura düzenleme, şüpheli ...'nin ayrıca defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işledikleri belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheliler hakkında atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüpheli ...'nin 23.01.2024 tarihinde İzmir Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde, adı geçen şirketten haberdar olmadığını, diğer şüpheliyi tanımadığını, hayatında hiç İstanbul'a gitmediğini, 2015 yılında nüfus cüzdanını kaybettiğini beyan etmesi ile şirkette ortak veya yetkili sıfatı bulunmayan şüpheli ...'in 13.12.2023 tarihinde Ümraniye Asayiş Büro Amirliğinde alınan ifadesinde, bahse konu şirkette 15 gün işçi olarak çalıştığını, sigortası yapılmadığı için işi bıraktığını, hiçbir belgeye imza atmadığını, şirket sahibini tanımadığını savunması karşısında; adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, özellikle şüphelilerin mükellef şirket ile bağlantılarını ortaya koyacak şekilde gerekli araştırmalar yapılarak, iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler de giderildikten sonra, şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.02.2025 tarihinde karar verildi.