Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6564 E. 2026/9850 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6564
Karar No
2026/9850
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4402 E., 2024/435 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, HTS kaydının tek başına delil olamayacağına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Kamera kaydı görüntüleri ve sanığın çekilen teşhise elverişli fotoğrafları arasında yapılan inceleme neticesinde tek kişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, kamera kayıtlarındaki şüpheli şahıs ile teşhis için dosyaya sunulan resimler ile fiziki yönden benzerlikler görülmekle birlikte müspet veya menfi bir kanaatte bulunulamadığının belirtildiği ve sanığın atılı suçları işlemediğini beyan ettiği anlaşılmakla, atılı suçun sanık tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespiti amacıyla sanığın muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükte fotoğrafları ve tespit tutanağındaki fotoğrafları temin edilerek, sanığın dosya kapsamındaki fotoğrafları ve olaya ilişkin kamera görüntüleri ile birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı Kriminal Dairesi Başkanlığı, ..... Kriminal Büro ya da .....Başkanlığı gibi görüntü iyileştirme teknikleri uygulama imkânına sahip bilirkişilere gönderilip, kamera görüntülerinin mümkün ise görüntü iyileştirmesi de yapılmak suretiyle, bu görüntüler ile sanığın fotoğrafları arasında karşılaştırma yapılmasının sağlanıp bahse konu görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığına ilişkin rapor aldırılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/6564, K. 2026/9850, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-6564-e-2026-9850-k-eeefb5c92875