Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6895 E. 2026/9800 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6895
Karar No
2026/9800
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1156 E., 2023/2161 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, karar kendisine tebliğ edilmeyen sanığın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''Sanık hakkında ceza verilmesinin, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesine açıkça aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve mahkumiyete yeter delil elde edilmesi gerektiğine, somut olayda ise sadece şüpheye dayalı mahkumiyet kurulduğuna, dosyada yer alan kamera kayıtlarında eylemi iki kişinin gerçekleştirdiğinin görüldüğüne ancak kişilerin kimlik tespitinin yapılamadığına'' sanığın temyiz isteminin ''Atılı suçu hiçbir şekilde işlemediğine, motosikleti kullanmak amacı ile... isimli şahıstan aldığına, bu şahsın firari olduğuna, kamera kayıtlarından motosikleti çalan şahsın kendisi olmadığının sabit olduğuna ve hakkında verilen hükmün bozulmasını talep ettiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın aşamalardaki beyanlarında görüntülerdeki şahsın kendisi olmadığını ve atılı suçu işlemediğini belirtmesi karşısında; eylemi gerçekleştiren failin sanık olup olmadığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi için, sanığın teşhise elverişli olacak şekilde önden, profilden ve boydan çekilmiş fotoğrafları temin edildikten sonra, olay anını gösterir kamera görüntülerinde kaydı bulunan şahsın sanık olup olmadığının tespitine yönelik Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Daire Başkanlığı, Jandarma veya Polis Kriminal Laboratuvarı veya TRT Kurumundan mümkünse görüntü netleştirilmesi de sağlanarak rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Sanığın suça konu motosikleti ödünç aldığını beyan ettiği ..... isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek tanık sıfatıyla dinlenmesi suretiyle, tüm deliller bir bütün hâlinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Dosya içerisindeki kamera görüntülerinde yer alan tarih ve saatin güncel olup olmadığı belirlenerek suçun işlendiği zaman diliminin şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Antalya 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/6895, K. 2026/9800, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-6895-e-2026-9800-k-f4826f9a45f0